top of page

KOKOLOJİ

Kokoloji

ünyanın en eğlenceli keşfini yapmaya hazır mısınız?

Ancak, bu şimdiye kadar kimsenin keşfetmediği bir şey olacak: Kendiniz.

Kokoloji kişilik testi, psikoloji profesörü Isamu Saito ve Tadahiko Nagao tarafından geliştirilen, temel psikolojik gerçeklere dayanarak hazırlanmış bir tür kendini keşfetme oyunu. Kokoloji kitabındaki 53 oyundan en ilginç 8 tanesini sizler için derledik.

Başlamadan önce küçük bir hatırlatma yapalım:

Aklınıza ilk geleni söyleyin.

Cevapları tahmin etmeye çalışmayın.

Kendinize karşı dürüst olun.

Ayrıca Kokoloji kitabından derlediğimiz diğer oyunlar için Kişilik Testi ve Kokoloji ile Karakter Analizi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Soru 1:


Soru 1:

Haftalık popüler bir dergi alarak eve geldiniz. Derginin içindekileri hangi sıraya göre okursunuz?

Birinci sayfadan sonuncu sayfaya kadar düzenli bir şekilde okursunuz.

Hemen sizi ilgilendireceğini bildiğiniz konulara geçer ve sadece onları okursunuz.

Sayfaları rastgele çevirir ve ilginizi çeken şeyleri okursunuz.

Derginin formatı değişmediği için konuları her zaman bu dergiyi okurken okuduğunuz sırada okursunuz.

Yanıt:

Dergi, insan deneyimlerinin toplandığı bir antoloji gibidir ve sizin o dergiyi okuma tarzınız seçimlerin çeşitliliği karşısında nasıl davrandığınızı gösterir. Özellikle okuma zamanınızı nasıl değerlendirdiğiniz kaynaklarınızı, paranızı nasıl kullandığınızı betimler.

Parasının her kuruşunun nerede olduğunu ve nereye harcandığını bilen birisiniz. Kişisel bütçenizle sürekli meşgul olduğunuzdan değil, sadece her şeyin nerede durduğunu bildiğiniz zaman kendinizi daha rahat hissediyorsunuz. Bir şey kaybetmekten nefret ettiğiniz için tüm hesaplarınızı düzenli tutuyor, borcunuzu ve alacağınızı biliyorsunuz.

Para cebinizde durunca sanki size batıyor. Eğer paranız varsa canınız ne isterse aklınıza ne gelirse onun için harcıyorsunuz. Son kuruşunuzu harcarken de gelecek ay belki de bir hesap açarak para biriktirmeye başlamayı düşünüyorsunuz. Eğer biraz para biriktirebildiyseniz de bunu en yakın bankamatikten çekmeniz beklenmedik bir şey değil.

Siz kendinizi tutumlu olarak tanımlıyorsunuz. Bazıları buna cimri diyebilir. Aslında siz paranızı boş şeylere harcamıyorsunuz ya da kaynaklarınızı ziyan etmiyorsunuz, kara günler için saklamayı tercih ediyorsunuz. Aniden bir şey almak ya da kredi kartlarınızı borca sokmak gibi huylarınız yok ama kesenin ağzını biraz açmayı denemeniz iyi olabilir.

Hayatınızdaki olası değişikliklere karşın siz harcama alışkanlıklarınızı asla değiştirmiyorsunuz. Eğer büyük ikramiyeyi kazansanız, indirim dükkanlarından alışveriş alışkanlığından vazgeçmeniz zor olacağı gibi tam tersine eğer parasızlık çekiyorsanız da hala marka giysiler almakta direniyor olabilirsiniz. Siz para kaprisleri ile uğraşacak yapıda biri değilsiniz, en iyisi bu işlerden anlayan birisinden destek alın.

Soru 2:

Soru 2:

Külkedisi masalının sizi en çok etkileyen sahnesi hangisidir?

Üvey annesinin elinden eziyet çeken Külkedisi’nin hali

İyilik perisi tarafından güzel bir prensese çevrilen Külkedisi

Sarayın merdivenlerinde saat gece yarısını vurduğunda camdan ayakkabısını düşüren Külkedisi

Prensin Külkedisi’ni bulduğu ve camdan ayakkabıyı ayağına giydirdiği sahne

Yanıt:

Seçtiğiniz sahne sizin kişiliğinizdeki en zayıf noktayı veya en büyük kusuru simgelemektedir.

Külkedisi yerleri ovarken üvey annesi ve üvey kardeşleri tarafından sürekli taciz edilmesi güçlü acıma duyguları uyandırır. Ancak, acımanın altında büyüklük ve gurur duyguları vardır. Bu sahneyi kendinizi birisinden üstün görmenizi sağladığı için hatırlıyorsunuz. Başkalarına şefkatli, acıyan gözlerle ve yukarılardan bir yerden bakmak iyi bir özelliktir ama onlara daima tepeden bakmayı alışkanlık haline getirmeyin.

Sihirli değneğinin bir hareketi ile iyilik perisi Külkedisi’ni büyülü bir prensese çevirir ve dünyasını tamamen değiştirir. Ama burada gerçek dünyada işler hiç de o kadar kolay değildir. Sizin en büyük hatanız gerçek hayattaki sorunları görmezden gelmeniz ve plansızlığınız. Burada, yarattığınız sorunlardan sizi kurtarmak için sihirli değneğini sallayacak bir iyilik perisi olmadığını unutuyorsunuz.

Bu sahne, sizin üzerinizde büyük bir etki yarattı. Çünkü sizin başkalarına muhtaç yanınıza hitap etti. Kendinizi saat on ikiyi vurduğu zaman koşarak kaçarken ve arkanızda sadece sorunlar ve cevaplanmamış sorular bırakırken görebilirsiniz. Kısa vadede arkanızda bıraktıklarınızı daima başkalarının temizlemesini beklemek kolay görünebilir ama günün birinde gerçeklerle yüzleşmeniz gerekecektir.

Hemen herkes mutlu sonlara bayılır ve siz de bu konuda çoğunluğa dahilsiniz. İşte sizin sorununuz da burada. Basit, normal ve sıradan şeylerle çok kolay mutlu olabiliyorsunuz. Hayattan tek beklediğiniz sıradan bir iş, aile, arkadaşlar, çocuklar…Sizi özgün yapan özelliklerinizi keşfetmek için biraz daha fazla gayret göstermeniz gerekebilir. Öyle hissetmiyor olsanız da, unutmayın siz özelsiniz.

Soru 3:

Küçük bir balina izleme gemisinin güvertesindesiniz. Dört bir yanınız mavi okyanusla çevrili. Derinliklerin gizemli yaratıklarını izlemek için küpeşteden eğildiğinizde tuzlu sular yüzünüzü ıslattı. Ve işte o anda bir balina ailesi size yakın bir noktada su yüzüne çıktı.

Aşağıdakilerden hangisi bu aileyi en iyi tanımlar?

Devasa annesinin peşi sıra yüzen küçük bir bebek balina

Annesinin karnına sokulan bir bebek balina

Bebekleri ile yüzen anne ve baba balinalar

Su püskürterek kendi başına yüzen bir bebek balina

Yanıt:

Bu senaryoda, balinaların arasındaki ilişki tanımınız sizin kendi annenizle olan ilişkinizin duygusal tanımıdır.

Sizin hayatınızda annenizin rolü inanılmaz derecede önemlidir. Yetişkin olmanıza karşın davranışlarınız ve düşünceleriniz annenizden etkilenmektedir. Birazcık ana kuzusu olmaktan kurtulmanız ve yeni bir bağımsızlık seviyesi için çalışmanız yerinde olur.

Fiziksel şefkat görmeye çok gereksinim duyuyorsunuz. İnsan sıcaklığını istemek doğal bir gereksinimdir ama siz buna diğerlerinden daha fazla muhtaçsınız.

Anne ve babanızın rollerini eşit olarak takdir ediyorsunuz (Baba bu tür hayali resimlerde genellikle unutulan bir figürdür). Çocukken ev hayatınız büyük bir olasılıkla mutlu ve güvenliydi. Bu da hayata karşı dengeli bir bakış açısı geliştirmenize yardımcı oldu.

Kişisel özgürlüğünüzü elde etmişsiniz ve bir birey olarak gelişmişsiniz. Ama kimi zaman kendiniz olmaktaki ısrarınız sizin hırslı, inatçı ya da bencil olarak algılanmanıza neden oluyor. Bu kadar bireysel olmamaya özen gösterin, yoksa çevrenizdeki insanlara yabancılaşabilirsiniz.

Soru 4:

Fırtına çıktı. Aniden bastıran sağanakta yürüyorsunuz. Son sürat koşsanız bile gideceğiniz yere beş dakika uzaklıktasınız. Aşağıdakilerden hangisini yaparsınız?

Büyük bir ağaç bulup yağmur dinene kadar altında beklerim.

Yağmurun ne kadar süreceğini bilemiyorum, bu yüzden gideceğim yere kadar koşarım.

Şemsiyesini paylaşabileceğim biri ya da şemsiye alabileceğim bir dükkan olup olmadığına bakarım.

Çantamda daima katlanabilir bir şemsiye taşırım, onu kullanırım.

Yanıt:

Fırtına hayattaki beklenmedik, kontrol edilemeyen güçleri temsil eder. Yanıtlarınız, sevdiğiniz bir arkadaşınızla tartıştığınızda nasıl davranacağınızı simgeler.

Siz aranızdaki sorunları halletmeden önce karşı tarafın öfkesinin dinmesini bekleyenlerdensiniz. Onların istedikleri kadar bağırıp çağırıp içlerini boşaltmalarını izlersiniz, sonra da kendi bakış açınızı soğukkanlılıkla sunarsınız. Bazıları bunu akıllıca bulurken, bazıları sinsice bulabilir.

İçinizdekilerin hepsini döktüğünüz sürece kavganın sonunun ne olacağı umrunuzda değil. Sizce siz haklısınız ve tartışılacak bir şey yok. Sizin taktikleriniz arasında alma-verme yok. Eğer karşınızdaki öfkelenirse, siz daha çok öfkeleniyorsunuz. Eğer karşınızdaki bağırırsa, siz haykırıyorsunuz. Bu sizi tartışmak için çok uygun bir insan yapmasa da en azında nerede durduğunuzu anlamak çok kolay.

Karşıtlıklar ve tartışmalar size göre değil, bu nedenle kavga çıktığında bile siz daima karşı tarafı sakinleştirmeye çalışıyorsunuz. Ama ne yazık ki bu davranış bazen işleri daha da kötüleştirir. Zaman zaman durup fırtınayı göğüslemelisiniz.