GAZETECİ AHMET BİRACI'YA LUNAPARKTA YAPILAN SÖZLÜ ŞİDDET TATLIYA BAĞLANDI


4 Temmuz gecesi Marmaris Marina'da bulunan lunaparkta hakkında aranma kararı çıkmış bir şahıs lunapark işletmecisi Ufuk K. ayağından vurup kaçmıştı. Olayın üzerine Kanal 48 kameramanı Ahmet Biracı haber çekimi için gittiği olay yerinde sözlü şiddete maruz kalarak görevi engellenmek istenmiştir. Polis eşliğinde çekim yaparak görevini yerine getirmiştir.

Gelen tepkiler üzerine işletmenin sahibi bir basın toplantısı düzenleyerek soruları cevapladı ve Ahmet Biracı' dan özür dileyerek olayı tatlıya bağladı.

İşletme sahibi basın toplantısına şu sözlerle başladı;

"Bizim firmamız olaraktan hiçbir şekilde husumetli olduğumuz veya davalık olduğumuz borcumuz olan hiçbir şahıs ve şahıslar yoktur öncelikle bunu beyan etmek istiyorum. Daha öncesinden tehdit aldığımız bir durum yoktur. Bunları tek tek öncelikle dile getireyim. Akabinde Marmaris’te işletmekte olduğumuz lunaparkta ben işletme sahibinin oğlu aynı zamanda bu işletmenin mesul müdürüyüm. Ben olay zamanı Ankara’daydım bana telefonla haber verildi saat 10 sıralarında babamın ayağından kurşunlanarak yere düşürüldüğü haberi geldi ilk başta olayla alakalı hiçbir şekilde bir isim veremedim. Çünkü başta bahsettiğim gibi bizim hiçbir şekilde husumetli olduğumuz insan ya da insanlar yok neden olduğuyla ilgili bir bilgimizde yok akabinde ben Ankara’dan Marmaris’e geri geldim. Olayı çözmeye çalışıyoruz polislerde çalışmalarına devam ediyor. Biz Marmaris çocuklarını ve Marmaris halkını eğlendirmek amaçlı aynı zamanda Ankara’da da şubesi olan bir firmayız bizim tek gayemiz insanları hakkıyla eğlendirebilmek pandemiden dolayı insanların evde sıkılmış bunalmış olmaları bizimde pandemi neticesinde kapanmış olmamız ve tekrardan kararname ile açıldık.

Bu olaylarla tekrardan gündeme düştük bu çok üzücü bizim için ben bu olayların yaşanmasında Marmaris’in bu şekilde anılmasından çok üzülüyorum. Ciddi bir anlamda onun dışında bu olayların akabinde Ahmet biracı arkadaşımın lunapark çevresinde kayıt yaptığını benim sonradan haberim oldu. olay zamanı babamın yanındaydım arkadaşlarım dışarıda bir sorun olduğunu söyledi arkadaşımın yanına gidecektik ama arkadaşım kamerasını alıp netsel otoparkın kapısına doğru girmekteydi hiçbir şekilde koşulmadı, bağrışılmadı, arbede yaşanmadı. Tabii ki de ses yükselmeleri olmuş olabilir. Ama arkadaşımız kimsin nesin üzerinde herhangi bir etiketi yoktu kamerasında boynunda arkadaşımızın gazeteci olduğunu beyan eden bir şey yoktu ve ben gazeteciyim dedi. Bizde haliyle gazeteciysen bize bir kimlik gösterebilir misin dediğimizde. Kimliğinin olmadığını gazeteci olduğunu SSK dökümünün olduğunu söyledi bizde belge sunmadığınız şekilde kayıt yapmayın diye beyan ettik çünkü ne olduğunu bilmiyoruz. Daha sonra arbede oluyor diye polis çağırıldı polisler arkadaşı biz tanıyoruz kendisi kanal48’in muhabiri bende polis ekiplerine siz tanıyorsanız hiçbir şekilde problem yok ben daha sonrada arkadaşla tokalaştım arzu edersiniz ki empati yapmanızı istiyorum benim babam işletme sahibi vurulmuş kamerasında veya üzerinde hiçbir etiket olmayan nerden geldiğini bilmediğim bir şahsın dışarıdan kamera kaydı yaptığını gördüm tabii ki çok üzücü bir durum böyle bir şey olsun istemezdik bunu beyan etmek istiyorum öncelikle. Arkadaşımızdan firma ve şahsım adına özür diliyorum yanlış anlaşılmadan ötürü kusura bakmasın kendileri"


Toplantıda dikkat çeken sorular vardı. İşte o sorular ve cevapları;

  • Arkadaşımızın yanına giden personel hakkında bir şey diyecek misiniz neden böyle saldırgan şekilde yaklaştı?

"Burada ki arkadaşlarım fark etmiyor oyuncağı sallayan arkadaşım fark ediyor. Arkadaşımda el işaretiyle buraya bakın diyor daha taze bir olay olduğu için arkadaşın ne dediği anlaşılmıyor arkadaş önce bir koşuyor. Tekrardan bir saldırı mı olacak veya bir şey mi olacak düşüncesiyle arkadaşım koşmaya başlıyor diğer arkadaşım kamera kaydı diyince arkadaşım koşmayı durduruyor.

Sadece kameramanı arıyor dediğim gibi kamera kayıtları bende mevcut arkadaşım kamerasını alıp oradan uzaklaştı belki panik oldu arkadaşların geldiğini görünce bilmiyorum sonradan bana arkadaşım dışarıda bir şey var diye dediklerinde ben dışarıya çıktım sonra baktığımda kameraman arkadaşımı gördüm bende yanına gittim. Olayla alakalı baktım orada ses yükselmeleri var kendi elemanlarımı susturmaya çalıştım. Çalıştım derken bizim bu konularla ilgilenecek vaktimiz yok bizim olayımız farklı arkadaştan kendim bende kimlik istedim arkadaşımın gazeteci olduğunu beyan eden her eline kamera alanın gazeteci olamayacağını bildiğim için belki olayla alakalı bir çekim yapılıyor olabileceğini düşündüm o an her şey olabilir. Ama arkadaşım gazeteci olduğunu bize beyan etti. Ama herhangi bir evrak, bir gazete bir kanal mensubu olduğunu bilmiyorum. Tanımıyorum da Marmaris’e yeni yerleştim işletmemizi yeni açtık. Sonrasında arkadaşım muhtemelen çalışanları yada patronu polisi ara mülakaşaya girme gibisinden bir şey söyledi emin değilim. Sonrasında arkadaşım polisi aradı polis geldi neticesinde polisede oalyın aynısını anlattım bunun dışında arbede temas olmamıştı."

  • Daha sonra tekrar buraya geldiğimizde ben veya başka bir arkadaş kamusal alanda yine aynı tepkiyle karşılaşacak mıyız yoksa sizin bu tavrınız mı olacak?

"Bizim gizlediğimiz, sakladığımız bir şey yok burası 5 bin mt kare içerisinde eğlence yeridir burada isteyen isteiği çekimleri yapabilir ama arkadaşım telefonla yada normal bir kamerayla çekim yapmıyordu büyük bir kamera ile çekim yapıyrodu ve olayın yaşanmasından sonra bu çekim gerçekleştiği için nolduğunu bilmediğimiz için bu şekilde bir şey oldu yine söylüyorum firmamız adına arkadaşımızdan özür diliyorum böyle bir şeyin yaşanması bizi gerçekten bizi üzdü."


Daha sonra Ahmet Biracı'yla el sıkışarak olayı tatlıya bağladılar.