ENTRİKA SARMALİ 7.BÖLÜM

Harry Kâhya Kadın’dan Angela’nın eşyalarını toplamasını istedi. Bir süre şehir dışına seyahate çıkacağını o yüzden ihtiyaç duyacağı her şeyi valizine koymasını da ayrıca belirtti. Angela’nın odasına girdiğinde karısını yine bacaklarını karnına toplamış duvara bakarken buldu. “Angela kalkıp hazırlanmanı istiyorum bir süre çiftlik evinde kalacaksın. İlaçlarını yanına almayı unutma sakın” diyerek söze girdi. Angela koyulaşmış bakışlarını kocasına çevirdi. Demek beni evimden uzaklaştırıyorsun. Anlıyorum senin gibi soylu bir erkek hasta bir kadının ayak bağı olmasını istemez tabi. Tamam ama Amelia ‘da benimle gelecek” dedi. Harry arkası dönük bir şekilde “Hayır Angela Amelia burada eğitimine devam edecek. Sen iyileşene kadar Sophie’den onunla ilgilenmesini isteyeceğim. Sen iyileşinceye yine benim yanımda olacaksın” dedi. Angela sesli bir kahkaha attı. Harry bu kahkahalara dayanamıyordu. Bir an önce bu işi halletse iyi olacaktı. Karısının hazırlanması için onu yalnız bıraktı. Oturma salonuna geçtiğinde Sophie’nin de orada olduğunu gördü. “Merhaba Sophie. Senden bir şey saklamayacağım Angela hasta ve bir süre senin için hazırladığımız çiftlik evinde kalacak. Eğer senin için sorun olmayacaksa burada kalmanı ve Amelia ile ilgilenmeni rica ediyorum” dediğinde Sophie Harry’nin boynuna sarılmamak için kendini tuttu. Kederli bir ifadeyle “Ben her şeyin farkındayım Harry. Tıpkı teyzem gibi Angela’da akıl sağlığını yitiriyor. Ah zavallı teyzem. O da en son eşini öldürmeye çalışmıştı. Umarım Angela onun kadar hasta değildir. Amelia benim kızım sayılır tabi ki onunla ilgilenirim” dedi. Harry Angela’nın annesiyle hiç tanışmamıştı. Çünkü onlar evlenmeden önce vefat etmişti. Angela’da ondan bahsetmeyi hiç istemezdi. Nedenini şimdi anlıyordu. Sophie’ ye teşekkür ederek salondan ayrıldı. Angela ile Amelia aşağıda sarılmış ağlıyorlardı. Amelia annesine gitmemesi için yalvarıyordu. Angela en kısa zamanda döneceğine dair söz vererek dışarı çıktı. Arabaya binmesinin ardından araba hemen hareket etti. Sophie onları camdan izliyordu. Araba gözden kaybolana kadarda gülümseyerek izlemeye devam etti. Araba gözden kaybolduktan sonra tüm çalışanların toplanmasını istedi. Çalışanlar geldikten sonra oturduğu yerden kalkarak hepsinin gözünün içine sert bir şekilde baktı. “Şimdi beni iyi dinleyin. Angela hasta olduğu için artık çiftlik evinde yaşayacak. Bundan sonra bu evin hanımı benim. Benim her dediğimi anında gerçekleştireceksiniz. Anlaşıldı mı?” Diye sertçe sordu. Çalışanlar duyduklarına inanamadı. Sadece baş sallamakla yetindiler. Kâhya Kadın ise ağlamamak için kendini zor tutuyordu. O da Angela’nın yanına gitmek istiyordu. Beyefendi eve gelince onunla konuşacaktı. Çiftlik evine geldiklerinde etrafta kimse görünmüyordu. Oysa Sophie için tuttukları çalışanların işe başlamış olmaları gerekiyordu. Valizleri bile Harry taşımıştı. Merakına dayanamayarak “çalışanlar nerede?” diye sordu. Harry sıkıntılı bir nefes verdi. ” Çalışanların ne kadar dedikoducu olduğunu biliyorsun. Bu yüzden yalnız kalacaksın. Kimsenin senin hastalığından haberdar olmasını istemiyorum. Mutfakta yiyebileceğinden fazla yiyecek var. Odunlarda şöminenin yanındaki dolapta.” dedi. Angela kocasının bu kadar zalim olabileceğine inanamıyordu.” Bu evde nasıl tek yaşayabilirim. Geceleri korkudan ölebilirim” dedi. Harry küçümser bir gülümsemeyle “Yapma Angela sen Nasıl yalnız kalabilirsin? Bizim göremediğimiz bir sürü arkadaşın var eminim onlar sana eşlik edecektir.” dedi. Angela’nın gözleri doldu. Sonsuz bir aşkla bağlandığı bu adam mıydı? Hem çok acımasız hem de çok kibirliydi. “Git buradan ve bir daha sakın gelme” dedi. Harry ne yaptığının farkına varmıştı ama iş işten geçmişti. Arkasına bakmadan evden çıktı. Garip bir şekilde rahatlamıştı. Eve geldiğinde Amelia’nın hıçkırıklarını duydu. Odasına yöneldiğinde Sophie’nin onu kucağına alıp teselli ettiğini gördü. Sophie tam zamanında gelmişti. Yukarı çıkmak için geri döndüğünde Kâhya Kadın’ın onu izlediğini gördü. Hanımının yanına gitmek istediğini söyledi ama cevap olumsuzdu. Harry odasına giderek hemen yattı çok yorucu bir gün olmuştu. Angela ise geldiğinden beri aynı yerde oturuyordu. Akşamın soğuğu titremesine neden oluyordu. Kalkıp şöminenin başına geçti. Dolabı açarak biraz odun aldı. Şömineyi yakarak ısınmaya çalıştı. Tam ısınmaya başlamıştı ki karnının acıktığını hissetti. Uzun zamandır doğru dürüst beslenemiyordu. Mumu eline alarak mutfağa doğru yürüdü. Ev çok büyük değildi. Tüm odalar bir aradaydı. Mutfak ise koridorun sonundaydı. Garip bir şekilde korkmuyordu. Mutfağa girip sağı solu incelemeye başladı. Yemek pişirmemeli çok uzun zaman olmuştu. Şu an yemek pişirecek kadar gücü yoktu bir parça ekmek ve biraz reçel alarak şöminenin başına geri döndü. Geldiğinden beri anormal bir şey olmamıştı. Amelia’yı şimdiden çok özlemişti. Sophie hakkında ne düşünüyordu acaba? Bunları düşünürken gözlerinden yaş süzülmeye başladı. Harry’yi affetmeyecekti.