ENTRİKA SARMALİ 6.BÖLÜM

Rahip sunağın yanında elinde buhurdanlıkla Angela’nın duasını bitirmesini bekliyordu. Bu durumlara çok alışkındı. Ayinlere gelmemek için türlü bahaneler bulan insanlar manevi duygularını yönetemediklerinde olmadık sanrılar gördüklerini sanırlardı. Bu kadın bu hafta gelen altıncı kişiydi. Kimisi eşyaların konuştuğunu, kimisi hayvanların güldüğünü kimisi de gelecekten haber aldığını söylüyordu. Bu kadında ölen kişileri görüyordu. Göreve başladığından beri bunu ilk kez görüyordu. O kadar inanıyordu ki gördüğüne başka bir yöntem denemesi gerekiyordu. Bir kere oldukça hırçındı. Çevresine karşı tehlikeli olabilirdi. Özellikle küçük bir kızı olduğunu öğrendiğinde daha da endişelendi. Önce okunması gereken duaları okudu. Kutsal ekmekten biraz yemesi için verdi. Buhurdanlığı etrafında çevirdi. Tüm bunlar olurken Harry endişeyle rahibi ve karısını izliyordu. Tüm bunlar işe yaramayacaktı farkındaydı. İşte bu yüzden bir de doktor ayarlamıştı. Öğleden sonra da Angela’yı o görecekti. Rahip işini bitirdikten sonra Harry ile konuşmak üzere Angela’dan uzaklaştı. Bu onu aşan bir durumdu. Ancak düzenli ayinlere gelerek ve kutsal kitabı öğrenerek bu durumdan kendi iradesiyle kurtulabilirdi. Harry’nin içi bunu duyduktan sonra daha da sıkılmıştı. Bu durumun uzun süreceği belliydi. O nüfuz sahibi bir insandı. Bu duyulursa hem işleri hem ilişkileri etkilenirdi. Bunu göze alamazdı. Öğleden sonra doktor Angela’yı muayene etti. Birkaç soru sordu ve kullanması için birkaç ilaç bıraktı. Doktora göre Angela’nın sağlık açısından bir şeyi yoktu. Harry işin içinden çıkamıyordu. Tüm bunlar olurken Sophie evin tadını çıkarıyordu. Hizmetçinin biri gidip biri geliyordu. Çocuklarıyla ilgilenmesi bile gerekmiyordu. Kocası Noah aklına gelmiyordu. Onun için sadece Harry vardı. Harry ile geleceğini hayal ediyordu. İlk planı işe yaramıştı. Angela neredeyse gerçekten kafayı yemek üzereydi. Buna biraz üzülebilirdi kimi kandırıyordu hiçte üzülmüyordu. Harry çiftlik evine girdiğinde işlerin tamamlandığını gördü. Koltuğa oturup düşünmeye başladı. Angela’sını kaybediyordu. Nasıl bu hala gelmişti. Hayat dolu bir kadındı. Herkese sonsuz şefkat besleyen, etrafına ışık saçan bir kadındı. Şimdi ise kanı çekilmiş, kimseyle konuşmayan bir kadına dönmüştü. Dostlarının davetlerini bin bir türlü bahanelerle geri çeviriyordu. Kimse onun bu halini görmemeliydi. Sonra aklına bir fikir geldi. Angela’yı neden çiftlik evine getirmiyordu. Hem etrafa şehir dışına seyahate gittiğini söylerdi hem de karısına burada yaşamak iyi gelirdi. Kendisi de işlerinden fırsat buldukça onunla burada kalırdı. Yapabileceği en iyi şey buydu. Amelia annesine çok bağlı bir çocuktu. Bu biraz sorun yaşayabilirdi. Ama kızının annesinin değişken ruh halinden etkilenmesini istemiyordu. Bu yüzden Sophie’den Amelia ile ilgilenmesini isteyebilirdi.