ENTRİKA SARMALİ 38. BÖLÜM


Amelia babasını affetmek istiyordu ama öfkesini yenemiyordu. Zamana bırakma kararı aldı. Hani derlerdi ya “ zaman her şeyin ilacı” o da buna inanıyordu. Yeni evi, eşi herşey farklıydı. Sık sık kardeşlerini annesini ziyarete gidiyordu. Angela normal hayatına dönmüştü. Gündüz kocasıyla iş yerinde çalışıyor, akşamları şömine başında romantik zamanlar geçiriyordu. İşler oldukça yolundaydı.

Harry kızının düğününe giderek biraz daha vicdanını rahatlatmıştı. Alexander’ ı kendi yetiştirmek istiyordu ama bırak yetiştirmeyi Angela görüşmelerine bile izin vermiyordu. Tüm yaşanılanlardan sonra Alexander konusunda hak iddia edemiyordu. Angela’nın Adrian’la evlenmesini sindiremiyor ama kendisi daha önceden başkasını tercih ettiği için yine sessiz kalmak zorunda kalıyordu. Sophie ile ilgili planları başlamadan bitti. Gerek Sophie’nin bu görevi yerine getirecek kumaşta olmaması gerek gelen malların istenilen sansasyoneli yakalamaması yine mali bir çıkmaza düşmesine neden oldu. İşleri asla yolunda gitmiyordu. Sophie ile karı koca ilişkileri tamamen bitti. İkisi de beraber kalmaya zorunlu olan bir ev arkadaşı olmuşlardı. Sabah yine sessiz bir şekilde kahvaltı yapıyorlardı ki bu olağan bir durum haline gelmişti. Kapı vurulmaya başladı. Sophie kalkıp kapıya yöneldi açtığında karşısında hiç görmemesi gereken biri vardı. Noah gelmişti. Sophie kapıyı kapatmaya çalıştı ama Noah bunu sert bir şekilde engelledi. Patırtıyı duyan Harry kapıya geldi. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Noah Sophie’yi kenara itti. Harry’e yaklaşınca konuşmaya başladı “ vay vay! Bay Evans sizinle tanışmak ne büyük bir onur. Beni tanımıyorsunuz ama ben sizi tanıyorum. Karısını size gönderen adi bir insanım. Evet evet ben Sophie’nin size öldü olarak anlattığı kocasıyım. Sizi kandırdık. Niyetimiz karınızı deli olarak gösterip, sizi zehirleyip biraz para kazanmaktı. Ama bu aptal kadın! Size aşık oldu. Asla onu kınamıyorum size bakan her kadın amansız bir aşkın pençesine düşerdi. Beni öldürmeye çalıştığı zaman onunla bu aşkın pençesine düştüğünü anladım.” Bunları söyledikten sonra sözlerinin etkisini görebilmek için Harry’i süzdü ama Ada’mın yüzünde bir mimik dahi yoktu. Sophie’ye döndü “doğru mu?” diye sordu. Sophie onaylarcasına başını salladığında tekrar Noah’a döndü. ‘Ne istiyorsun” dedi. Noah kendi evindeymişçesine sandalyede yayıldı. “Para” dedi ve devam etti “sizin gibiler için onur, gurur herşeydir. Bizim için ise para. Bunların duyulmasını istemezsin herhalde” dedi. Harry ne kaybedebilirdi ki daha fazla zaten gözden düşmüş bir soyluydu. “Para yok” dedi. “İstersen karını alabilirsin. Çünkü biz eş olmayı bırakalı çok oluyor. Hayatımı mahvetme konusunda oldukça başarılıydı. Ama para konusunda onunla bildiği üzere çok şansız” dedi. Sophie duydukları karşısında iğrendi. “Sen sen adi bir insansın. Senin için çocuklarımı bıraktım. Geçmişimi sildim. Canını bağışladım karşılığı bu mu? “dedi. Harry cevap bile vermedi. Noah Sophie’ye döndü. “Peki o zaman bu adamı yok etme şansını sana veriyorum hayatım “ dedi. Sophie anlamadı. “ Ah Sophie Sophie hep böyle kalın kafalıydın. Yarım bıraktığın planı bitirme zamanı. Öldür onu “ dedi. Sophie korkuyla bir iki adım geriledi. “Pekala onun işini ben bitireceğim ama her halükarda sen öldürmüş olacaksın” dedi ve Harry’nin üstüne atıldı.