ENTRİKA SARMALİ 32. BÖLÜM


Sophie’yi kapıda ilk gören Ava oldu. Elindeki çatal elinden düşünce diğerleri de önce Ava’ya sonra onun gözlerini sabitlendiğini yere baktılar. Noah sanki Sophie birkaç günlüğüne bir yere gitmiş ve dönmüş gibi “ah! sevgili karıcığım sen miydin? Bak bizde seni beklemeden yemeğe oturduk. Aç olmalısın gel otur” dedi. Sophie bunları duymadı o hala nasıl olurda yaşıyor olabileceğini düşünüyordu. Mia sessizce konuşmaları izliyordu. Ava ise annesinin hangi yüzle geldiğini anlamaya çalışıyordu ve daha fazla tutamadı kendini “ neden geldin? Sevgili kocan seni kapının önüne tamamiyle koydu değil mi? Sende tekrar babamın seni kabul edeceğini düşündün? Aslında sana söylemek istediğim çok şey var ama senin bunları anlayacağını hiç sanmıyorum” dedi. Daha ileri gitmek için ağzını açtı ama babası elini tutup engelledi. Sophie bunları da duymadı. Noah’tan bakışlarını alamıyordu. Sonunda Ava ve Mia’nın orda oluşunu umursamadan konuştu “sen öldün. Seni ben öldürdüm. Sen nasıl nasıl olurda yaşıyor olabilirsin?” diye sordu. Ava ile Mia bakışlarını babasına çevirdi. Bunu kızlarına anlatmayan Noah bir açıklama yapmak zorunda kaldı. “Ah evet kızlar. Anneniz son geldiğinde hamile olduğunu göstererek bana sürpriz yapmıştı. Umduğu gibi bir tepki alamayınca beni öldürmeye çalıştı ama şanslı olduğumu hepiniz görüyorsunuz” dedi. Ava ayağa kalktı. “ Senin kızın olmaktan ne kadar tiksindiğimi, senden nasıl utandığımı bilmeni isterim. Sen hangi cüretle babamızı öldürmeye kalkarsın.” Sophie artık girdiği şoktan çıkmıştı “ bunları tek başıma mı planladığımı sanıyorsunuz. Hepsi babanın fikriydi. Evet Harry’e aşık olmak planların içinde yoktu. Onu öldürmem gerekiyordu. Keşke öldürseydim. Ama şimdi herşeyin suçlusu benmişim gibi davranmanıza izin vermem. Söylediğin gibi kötü bir anne olsaydım peşinizden herşeye rağmen buraya gelmezdim değil mi? Ama geldim. İkinizi sağlıklı bir şekilde gördüğüm için çok memnunum. Senin ölmediğini görmek vicdanımı çok rahatlattı. Siz yemeğinize devam edin” dedi ve kapıya yöneldi. Birinin onu durdurmasını umuyordu ama kimse yerinden ayrılma zahmetine katlanmadı. Geldiği yolu ağlayarak geri yürüyordu. Bir araba bulma umuduyla sağa sola bakındı ama pek mümkün görünmüyordu. Şehir merkezine giden yola döndü ve ağlamaya devam etti. Kaybetmişti işte. Harry’de onu hiç istemiyordu. Bir at arabası sesi kendine getirdi. Elini kaldırdı çiftlik evine giden yolculuğu başladı.

Çiftlik evine geldiğinde yorgunluktan bitmiş durumdaydı. Kapıya yaklaştığında Harry’nin kendisini beklediğini gördü. Önce biraz heyecanlandı ama sonra yüzüne bakmadan içeri girmek için kapıya yöneldi. Harry’nin güçlü parmakları kolundan tutarak onu durdurdu. Soran bakışlarını Harry’nin yüzüne sabitledi. Harry “konuşmamız gerek” dediğinde Sophie yine boşanmaktan yada çoktan boşandıklarından bahsedeceğini düşündü. Harry’nin konuşmasını bekledi. “ Sana son bir şans vermeye karar verdim. Kendini geliştirmen, soylu bir kadın olman için altı ay süren var. Eğer dediklerimi harfiyen yaparsan yanımda olursun. Ama yapmaz yine burnunun dikine gidersen burada çürümeye devam edersin” dedi. Sophie’yi duydukları çok etkilemiş ve heyecanlandırmıştı. “İçeride konuşalım” dedi ve beraber oturma odasına geçtiler. Harry Angela’nın kendisi yerine Adrian denilen adamı tercih etmesi içinde bir kıskançlık ve hır duygusu yeşertmişti. Sophie otururken Harry ayakta kalmayı tercih etti. İlk sorması gereken soru daha şimdi aklına geldi. “Neredeydin?” Diye sordu. Sophie “kızlarımı buldum Galler’de ki kulübedeler” dedi. Harry hak ettikleri yerde oldukları için memnun olmuştu. Konuya devam etti. Artık onu karısı olarak değil iş ortağı gibi görüyordu. “Ben işleri yoluna koymak için farklı mallar getirmeye çalışacağım. Bunun için uzun süre Uzakdoğu’da kalacağım. Sen bu süreçte benim şehirdeki evimde kalacaksın. Hala aramın iyi olduğu arkadaşlarım sana ticaret, sosyete gibi konularda eğitim verecekler. Ben dönene kadar sen herşeyi öğrenmiş olacaksın. Eğer savsaklarsan ya da önemsemezsen bedelini ödersin. Entrika konusunda çok başarılı olduğunu biliyorum. O hinlik dolu kafanı çalıştıracaksın. Miranda Amelia’nın yanında kalmaya devam edecek. Herşey bitikten sonra onu alacağım.“ dedi. Sophie Miranda’nın Angela’nın evinde olduğunu duyunca sinirlendi ama Harry’nin fikrine bayılmıştı. Tam herşey bitti derken yeniden başlıyordu. Eşyalarını topladı ve Harry ile şehirdeki eve doğru yol aldılar.