ENTRİKA SARMALİ 37. BÖLÜM


Amelia öfke krizlerine girdi, Angela bir süre kimseyle konuşmadı. Harry oğlunun olduğu gerçeğine yeni alışıyordu. Miranda ile beraber onu görmek istediğini söylesede bu isteği kabul görmedi. Adrian bir süre İngiltere’den uzaklaşmanın iyi geleceğini söylesede Angela ortalığı boş bırakmak istemedi. Aylar böylece geçti. Ne Harry bir atılımda bulundu ne Angela onun getireceği mallarla ilgili araştırma yaptı. Amelia’nın düğünü birkaç gün sonraydı. Kızının bu özel günü için herşeyin kusursuz olmasını istiyordu. Balık, tavuk ve etten oluşan menüler, sebze garnitürleri, yıllanmış şaraplar herşey düşünülmüştü. İnsanlar ellerindeki dedikodu malzemelerini bitirdikleri için bu düğünü dört gözle bekliyorlardı.

Beklenilen gün gelmişti. Amelia için özel dikilen gelinlik içinde Amelia varken göz alıcı bir hale geliyordu. Damat gözünü Amelia’dan alamıyordu. Salon ise tıklım tıklım doluydu. Angela,Adrian ve Miranda ve Alexander, damadın ailesi gelenleri karşılıyorlardı. Herkes yerini aldı ve gelin ile damat içeri girdi. Alkışlar tüm salonu çınlattı. Vals yaparak düğünü başlattılar. Herkes inanılmaz eğleniyordu. Yemeği, müziği, ailelerin giydiği kıyafetleri, Amelia’nın gelinliğini,damadı yüksek sesle övüyorlar, eğlencenin yüksek enerjisine ayak uyduruyorlardı. Düğünün sonuna doğru aslında herkesin içten içe gelmesini beklediği Harry kapıda göründü. Sophie yoktu. Harry kimseye bakmadan direk Amelia’nın önüne geldi. Amelia düğünü rezil olacak diye renkten renge giriyordu. “Düğününe çağrılmayı hak etmediğimi biliyorum. Senden özür dilemek istiyorum. Çocukluğundan bugüne kadar yanında olmadığım için, annenden seni ayırdığım için, hiç haketmediniz sözleri sana söylediğim için özür dilerim.” Harry’nin de Amelia’nın da gözlerinden yaşlar süzülüyordu. “Bu güzel günde seni ağlatmak istemiyorum. Zaten yeterince ağlattım.” Elini cebine götürdü ve pırlantalarla donatılmış zarif bir gerdanlık çıkardı. Kızından izin isteyerek gerdanlığı taktı. İkisi de birbirlerine sarıldı. İkiside tüm salonda ağlıyordu. Angela bile ağlayarak izliyordu. Miranda ile Alexander koşarak Amelia’nın yanına gelmişti. Harry eğilip Miranda’yı öptü. Alexander ile göz göze geldiler. Eğilip elleriyle suratını tuttu sonra çekip sıkıca sarıldı. Artık gözyaşları ve iç çekişler birbirine karışıyordu.