ENTRİKA SARMALİ 35.BÖLÜM


Harry yaklaşık beş ay sonra İngiltere'ye geri döndü. Yüzündeki garip bir gülümseme işlerin yolunda gittiğini gösteriyordu. Sophie'nin geldiği son noktayı görmek için can attığından hiç oyalanmadan eve doğru yöneldi. Eve geldiğinde Sophie çalışma masasında kağıtların arasına gömülmüş bir şeyler okuyordu. Harry gördüklerinden memnun Sophie'nin yanına sokuldu. Harry'i fark eden Sophie geleceğini bilmediği için çok şaşırdı. Geri itileceğinden emin kollarını ona doğru uzattı ama Harry onu geri itmedi. Soğukta olsa birbirlerine sarıldılar. Harry yorgunluğundan dolayı konuşmayı akşam yemeğine erteledi. Odasına çekildiğinde Sophie çalışmalarına devam etti.

Akşam yemeğinde Harry daha önce görülmemiş bir ürün bulduğunu, gerekli araştırmaları ve anlaşmaları yaptığını anlattı Sophie'ye. Sophie'ye bir kaç ticaretle ilgili soru sordu. Aldığı yanıtlar çok zekice olmamakla beraber doğruydu. Zaten fazlasını beklemediği için Harry bununla yetinmeye karar verdi. Sonuçta Sophie onu dinlemiş ve çalışmıştı.

Angela ve Adrian evliliklerini resmi olarak bildirmek ve Amelia'nın nişanlandığını duyurmak için bir davet düzenlemeye karar verdiler. Tüm İngiltere sosyetesi bu davete davetliydi. Angela herkesi memnun edecek bir menü hazırladı. Adrian Fransa'nın en ünlü içkilerinden ısmarladı. Herkes bu özel günün daha da güzel olması için uğraşıyordu. Kahya Kadın son zamanlarda sağlığı iyi gitmediği için hazırlıklara yardım edemiyordu ama çalışanları yönlendirmekten de geri kalmıyordu. Herşey hazırdı. İngiltere uzun bir süre bu daveti konuşacaktı.

İngiltere'nin tanınmış aileleri salonu doldururken, Angela ve Adrian misafirlerini kapıda karşılıyor karşılıklı iyi niyetlerle beraber tebrikleri kabul ediyordu. Tüm aile oradaydı. Herkes Alexander'ı merak ediyordu. Miranda'nın Angela'nın korumasında olduğunu çok önceden öğrenmişlerdi. Bir iki kişi dayanamayıp sordu ve Angela "oğlum" dedi. Başka bir açıklama yapmadığı için insanlar evlatlık olduğuna kanaat getirdi. Kapıda beklenmedik iki kişinin belirmesi salonda bir uğuldamaya sebep oldu. Herkes gözlerini sabitleyip neler olduğunu görmek için parmak uclarına yükseliyordu. Harry garip zoraki bir gülümsemeyle Angela karşısında, Sophie'de Adrian'a reverans yaptı. Angela güldü.Oldukça aşağılayıcı bu gülme Harry'i ilk konuşan olma için cesaretlendirdi. " Sizi tekrar gördüğüme sevindim. Davet tüm İngiltere'nin önde gelen ailelerini kapsadığı için gelememezlik edemezdik üzgnüm. Ayrıca fikrim alınmadan kızım nişanlanmış ne yazık! damadımı tanıma şerefi de cazip gelmedi değil" dedi. Adrian sıkılı yumruğunu Harry'nin suratına doğru sallamaya niyetlendiğinde herkes nefesini tuttu ama Angela kocasını sakinleştirmeyi iyi bildiğinden yumruk hedefini bulmadan aşağı indi. Harry büyük bir kıskançlık ateşiyle yanıyordu. Sophie Angela'nın hareketinin bir benzerini sergilemeye çalışarak kocasının dikkatini toplamaya çalıştı. Amelia hızla onlara doğru geldi. Harry yıllar önce giden kızını tanımadı. Amelia yakınına geldiğinde fark edebildi. Amelia annesi kadar anlayışlı olamadı babasına çevirdiği bakışları bir iğrenme ile Sophie'ye döndü. "Seviyesiz karını al ve buradan git!" diye tısladı. Harry öfkesini yenemeyerek kızının koluna yapıştı. "Damadım senin bu halini görmemeli, yoksa hanımefendiliği asla taşıyamadığını anlayacak" dedi. Adrian "sen hangi cürretle bunu söylersin"diyerek tekrar bir hamle yaptı. Bu sefer onu kimse engellemedi ve ikisi arasında büyük bir kavga başladı.