ENTRİKA SARMALİ 28. BÖLÜM


Harry yerinde hafifçe kaykıldı. “Boşanmak için senin fikrini almak zorunda değilim. Aslı’na bakarsan çokta eminde değildim ama seni bir kez daha görünce emin oldum. Bu hafta bu iş bitecek. Kızlarına gelince bu konuda yapabileceğim pek bir şey yok. Sen yapmak istediğinde özgürsün.” Sophie birazdan Harry’e saldıracakmış gibi görünüyordu. “Boşanmak istemiyorum. Beni yalnız bırakamazsın. Sen bu kadar kötü bir insan değilsin” dedi. Harry’nin suratı bozuk süt içmiş gibi ekşidi ve buna sesli bir kahkaha eşlik etti. “Ben mi kötü bir insan değilim! Hatırlatayım istersen bana en çok ihtiyacı olduğu Zaman’lar gözümü kırpmadan Angela’yı yalnız bıraktım. Sana gösterdiğim insafı ona gösterme gereği bile duymadım. Ne yiyecek gönderdim ne para. Üstelik senin aksine o hastaydı. Eğer gerekli desteği sağlasaydım şimdiki gibi sağlıklı olurdu. Ayrıca Amelia’mı senin insafına terk ettim,” Sophie duyduğu bir cümlenin içinde insafsızca kıvranıyordu. “. Ne demek şimdi ki gibi iyi olurdu. Onunla görüşüyor musun? Bana ve ailemize sırt çevirmen bu yüzdendi demek. Yuvamızı yıkmasına izin veriyorsun öyle mi” diyerek ayağa fırladı. Harry sadece gözleriyle onu takip ediyordu. “Kim kimin yuvasını yıktı acaba? Sen benim aklımı karıştırmasaydın şimdi ben Angela’nın birkaç dükkan aşağısında değil yanında olurdum” sonra verdiği bilgide ün rahatsız bir şekilde sustu. Sophie’nin kafası karışmıştı. “. Ne demek birkaç dükkan aşağısında? diye sordu ama bir cevap yerine sert bakışlarla karşılaştı. Bir öfke nöbetine tutulmuştu. Elleri titriyor,gözleri duracağı yeri belirleyemiyordu. Sonra yerinden kalktı ve dışarıya çıktı. Harry de arkasından takıp etmek için yerinden kalktı. Ama niyetini anlayınca tüm gücüyle peşinden koşmaya başladı. Ama Sophie arayı açmıştı. Birkaç kişiye Angela’nın dükkanını sordu ve öğrendiğinde daha hızlı hareket ediyordu. Bir hanımefendiden çok deliye benziyordu. Angela’nın dükkanına yaklaştı ve önünde ki kalabalığı iterek içeri girdi. Etrafa savrulan insanlar onaylamaz bir şekilde başlarını sallıyordu. İçeri girince bağırmaya başladı. “ Neredesin ha neredesin! Harry’i benden alabileceğini düşünüyorsan yanılıyorsun. Sen hasta bir zavallısın çık dışarı” diye dükkanı inletiyordu. Odasında işlerine gömülen Angela ne söylediği belli olmayan kadın sesini duyunca merakla dışarı çıktı. Daha ne olduğunu anlamadan bir kadın karşısında belirdi. Bu Sophie’ydi ama delirmiş gibi görünüyordu. Sophie Angela’yı görünce afalladı. En son bıraktığı kadını görmeyi umuyordu. O zavallı, o bitmiş kadını ama karşısında ışıl ışıl, güzel, asil ve ne yaptığını bilen bir kadın duruyordu. Sakince çalışanına dönüp “dükkan on dakikalığına kapansın” dedi. Çalışan içerideki meraklı müşterileri çıkarırken Harry’de içeri girmeye çalışıyordu. Çalışan engellemeye çalıştı ama Harry’nin deli kuvvetine karşı koyamadı. Şimdi iki Kadın’ın birbirlerini incelemesine bakıyordu. Angela hiç olmadığı kadar güzel görünüyordu. Harry gözlerini ona kilitledi. Sophie “ zavallı,hasta kadına bak sen. Ne oldu gördüğün ölüler mi yardım etti sana. Ne olursan ol sen zavallı hasta birisin” diye hakaret yağdırmaya başladı. Harry tam araya girmek için hareketlendiğinde Angela’nın sakin sesiyle olduğu yerde durdu. Angela onu farketmemiş miydi? Dönüp bir kez bile bakmadı. Angela “ Ah Sophie’ ciğim seni tekrar görmek ne büyük şeref” dedi. Sophie böyle bir cümleyi duyacağını düşünmediği için oldukça bozguna uğradı. “Beni iş yerimde ziyaret ettiğin içinde çok mutlu oldum, Hakaretlerine gelecek olursak öncelikle zavallı demiştin. Gördüğün üzere zavallı olan ben değilim. Sonra hasta dedin. O da senin ustaca planladığın bir oyundu. Ama tebrik ederim çok başarılıydın. Keşke malikaneden taşınırken büyükannenin kıyafetlerini yok etmeyi unutmasaydın. Dolabında bulundu. Ah evet malikanenin tekrar sahibiyim.Demek ki ben hiç hasta değilmişim ama bana inanması gereken kişi ( burada Harry’e bir bakış attı) beni bir çiftlik evinde kaderime terk ettiği için gerçekler biraz gecikti. Söylesene Sophie istediğin herşeye sahip olduğuna göre burada ne işin var. Planlar umduğun gibi gitmedi ha!” Sophie Harry’e döndü. “ Hayır ben yapmadım. Bak hala hasta. Şimdide sanki ben yapmışım gibi bana iftira atıyor” dedi. Harry cevap veremeden Angela tekrar konuştu. “Bırak artık şu hastalık zırvalamalarını, hastaysam sizi ilgilendiren bir durum yok ki görüldüğü üzere gayet iyi durumdayım. Siz neden buradasınız.Çekin gidin. Sizi görmeye daha fazla tahammül edemeyeceğim” diye bağırdı. Harry Sophie’nin kolundan çekip dışarıya yönlendirdi. İlk karşılaşmaları için kesinlikle planı bu değildi.