ENTRİKA SARMALİ 25. BÖLÜM


Angela tarif edildiği kadarıyla Harry’nin olduğunu tahmin ettiği kişi gün aşırı gelip gidiyordu ama Angela bu karşılaşmayı engellemek için elinden geleni yapıyordu. Kendini hazır hissetmediği gibi öfkesine de hakim olamıyordu. Babasından beklediği mektup bir gün önce eline geçmişti. Angela’nın düşüncesine tamamen katıldığını belirtiyordu. Ama hammadde konusunda kendi anlaşmalarının yeterli olmadığından dolayı Adrien ile beraber çalışmaları gerektiğini belirtiyordu. Daha detaylı konuşmak için birkaç gün içinde Adrien ile birlikte İngiltere’de olacaklarını da haber veriyordu. Angela Adrien ile çalışacaklarını öğrenince istemsizce yüzünü buruşturdu. Bu gerçekten gerekli miydi? Ama babasının uygun gördüğü herhangi bir duruma müdahale edemezdi. Çünkü Angela’nın hayatını değiştiren,onu yalnız başına ölmekten kurtaran babasıydı. Kahya Kadın’a da minnet borcunu asla unutamazdı ki onun rahat ettiğinden emin olduğu sürece içi rahattı. Çok yaşlanmasına rağmen hala Angela’nın hayatını kolaylaştırmak için üstün bir çaba sarfediyordu. Amelia ve Alexander ile kendi öz torunlarıymış gibi üstlerine titriyordu. Amelia Victor ile başlamadan biten gönül macerasından dolayı biraz üzülmüştü ama neyseki bu uzun sürmemişti. İngiltere’ye döndüğünden beri daha mutlu,daha neşeliydi. Bazen annesinin yanına geliyor, bazen çocukluğundan tanıdığı arkadaşlarını ziyaret ediyordu. Babasının içinde bulunduğu duruma çok üzülsede içinde bastıramadığı bir öfkeye sahipti. Özellikle Sophie’nin bir zamanlar yaşamaya çalıştığı evde yaşaması içini oldukça rahatlatıyordu.

Sophie Harry gittiğinden beri ne yiyor ne içiyordu. Hoş yiyecek konusunda zaten oldukça kötü durumdaydılar. Ava ile Mia karınlarını bahçedeki mahsüllerle doyurmaya çalışıyorlardı. Ara ara bu evden nasıl kurtulacaklarına dair planlar yapıyorlardı. Çiftlik evi şehire çok uzak değildi. Eğer oraya ulaşabilirlerse Galler’e babalarının yanına gidebilirlerdi. Varsayım olarak konuşulan bu plan gerçekleşmek üzere olan bir eyleme dönüşmüştü. Çünkü annelerinin Harry’nin ardından kendini kaybetmesine,onları yok saymasına hatta onları suçlayıp hırpalamasına daha fazla dayanamayacaklardı. Tüm planı yaptılar,annelerinin zamanında verdiği hediyeleri satarak gerekli parayı sağlayıp babalarının yanına gideceklerdi. Sabah Şafak vakti kalktılar. Taşıyabilecekleri kadar eşyayı alıp kapıdan çıktılar. Karşılarında pek tekin görünmeyen yola doğru kararlıca baktılar ve ilk adımı attılar.