ENTRİKA SARMALİ 18. BÖLÜM


Harry işlerini kontrol etmek için birkaç günlüğüne şehir dışına gidecekti. Ne zaman geleceği belli değildi. Minik kızı Miranda konusunda Sophie’yi ikaz ve ileri gidip tehtid etmişti. Sophie içinden gelmese de Miranda ile aşırı ilgileniyordu bu sevgiden uzak görev niteliğinde bir ilgilenmeydi. Ava ile Mia sanki Miranda hiç yokmuş gibi davranıyordu. Onu küçük kardeşleri olarak asla kabul etmiyorlardı. Fırsat bulduklarında canını acıtmak en büyük eğlenceleri olmuştu. Harry’nin gidişinin ikinci günü malikane de kalan hizmetçiler hummalı bir çalışmaya koyulmuştu. Evin tüm erzağını kullanılıyordu ama ortaya gösterişli bir şeyler çıkmıyordu. Sadece kanepeler ve Harry’nin şarap mahzeninden birkaç şişe şarap ikram edilecekti. Sophie müzisyenler için bir çift küpeyi satmak zorunda kalmıştı. Baloya katılımdan endişe etmiyordu çünkü sosyete bu malzemeyi asla kaçırmazdı. Tek korkusu kızlarını gelin olarak tercih etmemeleriydi ki bir çok aile bunu açık sözlülükle dile getirmişti. Ava ile Mia elbise konusunda kriz çıkarmışlardı. Ama Sophie tavrını net bir şekilde dile getirmişti. En az kullandıkları elbiseleri giyeceklerdi. Ava sürekli Mia’ya “madem yokluk çekmeye devam edeceksek neden babamızdan ayrıyız?” diye soruyordu. İkisi de zengin ve soylu erkeklerle tanışmak için can atıyorlardı. Balo günü geldi çattı. Hazırlıklar bir baloyu değilde bir beş çayı davetini anımsatıyordu. Kimse mutlu değildi ama sosyeteye takdim edilmek onların yakaladığı en büyük fırsattı. Davetliler birer ikişer gelmeye başlamışlardı. Baloyu başlatmak üzere kızları kimse ilk dansa kaldırmamıştı, Herkes gerçek babalarının öldüğünü bildiğinden acıyarak bakıyorlardı. Harry’nin de böyle önemli bir günde seyahatte olması gerçekten utanç verici bir durum olarak belirtiliyordu. Sophie elinden geldiğince herkesle ilgilenmeye çalışıyor ve kızlarını göz hapsinde tutuyordu. Müzik başladı ve kimse ilk dansı bekleme gereği duymadan valse başladı. Ama bir sorun vardı genç erkekler Ava ile Mia’yı dansa kaldırmak istemiyorlardı. Daha çok kendi aralarında toplanmış içkilerini içip gülüşüyorlardı. Anneler ise dedikoduya dalmış bu durumla ilgilenmiyorlardı. Ava ağlamaya başladı. Bu insanları birileriyle tanışmak için davet etmişlerdi. Sophie ağlayan kızını kenara çekip ağlamaması için ikaz etti. Tüm bunlar yaşanırken işleri için gittiği seyahatte umduğunu bulamayan Harry bahçeden içeri girdi. Malikanenin bahçesinde at arabalarının curcunası karşıladı onu. Beklediği bir karşılama değildi doğrusu. Merakla arabasından aşağıya indi ve içeriye hızlı adımlarla yol aldı. Yüksek sesli bir müzik kulaklarına dolduğunda kalabalık uğultusunun geldiği büyük salona yöneldi. Gördükleri karşısında afalladı evinde bir balo vardı ne cüretti bu.