EMZİRİRKEN DİYET YAPILIR MI ?

Güncelleme tarihi: 11 Oca 2021


Evet yapılır! Hem de asıl bu dönemde yapılır. Nedenlerini beraber inceleyelim:

Diyet kilo vermekten ibaret değildir. Önce bu tanımı yıkıp; doğrusunu öğrenmeliyiz. Sağlıklı bir yaşamın temeli olan büyüme ve gelişme için gerekli olan besin ögelerini, her yaş grubuna uygun düzeyde vücudumuza alınması ve kullanılması olarak adlandırılan beslenme; yaşamımızın her evresinde önemini korurken, gebelik, emziklilik dönemlerinde de kritik bir rol oynar.

Size mucizevi bir besinden bahsedeceğim. Bu besin; ‘’bebeğin ilk aşısı olarak tanımlanan anne sütü’’ Anne sütü; annenin depolarının ürünü olduğundan, doğrudan annenin yediği besinler bileşimi ile etkilidir. Annenin aldığı karbonhidrat, yağ, protein oranı; anne sütünü etkiler. Halk arasında anne sütünü artırmak için gereksiz şeker, bol tatlı,.. vb karbonhidrat yüklemesi yapılıyor. . ‘’Diyet yapma, emziriyorsun bol bol ye, sütün azalır,… ‘’ kelimelerini de hepimiz duymuşuzdur. Sizce anne sütü bu şekilde mi artıyor yoksa gerçekte ne oluyor biliyor musunuz? Şeker basit bir karbonhidrattır ve su tutar. Gereğinden fazla alınan karbonhidrat; su ile birlikte anne sütünün miktar olarak artıyorken; doyuruculuğu ve sağlıklı olması ile ilgili bir katkı sağlamaz. Üstelik bebeğin yaşamının ilk 1000 günü beslenme için çok önemliyken yanlış içeriklerle beslenmiş oluyorsunuz


Anne sütü özellikle ilk 6 ay bebeğe en uygun besindir; her zaman steril ve enfeksiyon hastalıklarından koruyucudur. Kolay sindirilebilirdir. Annenin tükettiği besinlerin ve depoların bir ürünüdür. Büyümenin en hızlı olduğu bebek beslenmesinin temel kaynağıdır. Annenin emziklilik döneminde enerji ve besin ihtiyaçları artış gösterir. Bu dönemdeki annenin ihtiyaç gereksinimi yeterince karşılanmaması; anne sütünü doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle annenin beslenmesine dikkat etmesi çok önemlidir ve diyetteki 1. amaç; anne ve bebeğin ihtiyaçlarını doğru karşılamaktır. Anne zaten emzirdiğinde günlük 400-600 kcal kaybeder

1978 yılında emziren anneler üzerinde yapılan Türkiye Ulusal Beslenme ve Sağlık Araştırmasının verilerine göre emziren kadınların % 41,2’sinde anemi, % 15,4 ’ünde basit guatr görülmüştür. Bu durum için riskli grup büyüme ve gelişme çağında olan adölesan anneler ve ağır fiziksel aktivite gerektiren çalışma hayatı olan annelerdir. Metabolizması için gerekli enerjiye ek bir de Laktasyon yükü eklendiğinde, ihtiyaçları çok artış göstermekte ve depoların korunması zor bir hal almaktadır. Anne yeteri kadar beslenmez ise bebeğin ihtiyaçları doğrultusunda anne depoları kullanarak bebeğin gerekli besin öğelerini alması sağlanır. Bu nedenle emziren anneler kendi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde beslenerek vücudundaki besin depolarını korumalı ve süt için gerekli olan enerji ve besin öğelerini karşımalıdır.

Hamilelik boyunca depolanan enerji, emzirmeyle harcanan enerjinin bir kısmını karşılar böylece anne emzirme döneminde kilo kaybına uğrar. Bebeğini sadece emzirme yolu ile besleyen annelerde özellikle ilk aylarda ağırlık kaybı daha fazla görülür. Doğumdan sonra ilk 3 ay, 0.5-1 kg/ay kaybı normaldir. Aşırı kilolu anneler, süt üretiminde azalma olmaması koşulu ile 2 kg / ay kaybedebilir. Yetersiz beslenen annelerin ise ortalama 100 g / ay kaybedebildiği gösterilmektedir.Her bireyin enerji ve besin ögeleri gereksinimi farklıdır. Bu farkındalığı yaş, laktasyon süresi, emzirme süresi, fiziksel aktivite düzeyi doğum yaşı, gestasyonel yaş, gebelik öncesi vücut ağırlığı, gebelik sonrası ağırlık, peş peşe doğumlara bağlı olarak depoların tükenmesi, enfeksiyon sıklığı, ilaç kullanımı, beslenme yetersizliğinin varlığı ve derecesi etmenler oluşturur.


ÖNERİLER:

Emziren anneler daha önce de belirtildiği gibi zaten kalori harcadıkları için yeterli ve dengeli beslenerek de kilo verebililer Ancak gereksiz ve hızlı kilo vermekten kaçınmalıdırlar.

Emziren annelerin diyetlerinde 1800 kalorinin altına inilmemelidir.

Özellikle bebeğin retina ve beyin gelişimi açısından önem taşıyan balık besinini haftada en az iki kere tüketilmelidir. Buna ek olarak da yeterli protein alımı ihmal edilmemelidir

Günlük en az 3 litre su tüketilmelidir.

Kurmuş meyvelerin Ca ve Mg oranı yüksektir. Özellikle incir ve hurma anne sğtğnğ artıran meyveler arasında yer alır .Dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta ie; bu meyvelerin aynı zamanda şeker oranı yüksektir.Bu nedenle diyetinizde porsiyonuna dikkat ederek tüketmelisiniz.

Süt salınımını sağlayan hormonlar beyindeki hipofiz bezinden salgılanır.Stres ve üzüntü durumunda süt azalır.Bebeğinizin size temas etmesi, sık ve mutlulukla emzirmek, pozitif düşününce sütünüzü artırır.

Anne ve bebekte doğumdan sonra ki 2-3 haftalık süreçte gaz sancıları sık sık görülmektedir. Bu sebeple gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Rezene çayı öğünlerinize ekleyin. Gaz problemini gidermede katı sağlar. Prolaktin ve östrojen hormonlarını artırıcı özelliğinden dolayı anne sütünü de artırabilir Günde 2 fincanı geçmemelidir

Diyetlerde Et ,Süt ve Tahıl grubu tüketimine mutlaka yer verilmelidir.Yağlı tohumlar da bebeğin beyin gelişimi için çok önemlidir (ceviz, fındık badem)

Klinik çalışmalarda sigara içiminin emzirmeyi olumsuz etkilediği bulunmuştur. Sigara içenler arasında anne sütü miktarını azalttığı kanıtlanmıştır. Ayrıca yeni doğanlardan davranış problemleri oluşturabilmektedir.

Canınız tatlı istediğinde şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edin

BESLENME VE DİYET UZMANI

AYDAN TUĞÇE DAL

Etiketler: