EMZİRİRKEN DİYET YAPILIR MI?

Güncelleme tarihi: 7 Ara 2020


Evet yapılır! Hem de asıl bu dönemde yapılır. Nedenlerini beraber inceleyelim:

Diyet kilo vermekten ibaret değildir. Önce bu tanımı yıkıp; doğrusunu öğrenmeliyiz. Sağlıklı bir yaşamın temeli

olan büyüme ve gelişme için gerekli olan besin ögelerini, her yaş grubuna uygun düzeyde vücudumuza alınması

ve kullanılması olarak adlandırılan beslenme; yaşamımızın her evresinde önemini korurken, gebelik, emziklilik

dönemlerinde de kritik bir rol oynar.

Size mucizevi bir besinden bahsedeceğim. Bu besin; ‘’bebeğin ilk aşısı olarak tanımlanan anne sütü’’ Anne

sütü; annenin depolarının ürünü olduğundan, doğrudan annenin yediği besinler bileşimi ile etkilidir. Annenin

aldığı karbonhidrat, yağ, protein oranı; anne sütünü etkiler. Halk arasında anne sütünü artırmak için gereksiz

şeker, bol tatlı vb karbonhidrat yüklemesi yapılıyor. ‘’Diyet yapma, emziriyorsun bol bol ye, sütün azalır ‘’

kelimelerini de hepimiz duymuşuzdur. Sizce anne sütü bu şekilde mi artıyor yoksa gerçekte ne oluyor biliyor

musunuz? Şeker basit bir karbonhidrattır ve su tutar. Gereğinden fazla alınan karbonhidrat; su ile birlikte anne

sütünün miktar olarak artıyorken; doyuruculuğu ve sağlıklı olması ile ilgili bir katkı sağlamaz. Üstelik bebeğin

yaşamının ilk 1000 günü beslenme için çok önemliyken yanlış içeriklerle beslenmiş oluyorsunuz

Anne sütü özellikle ilk 6 ay bebeğe en uygun besindir; her zaman steril ve enfeksiyon hastalıklarından

koruyucudur. Kolay sindirilebilirdir. Annenin tükettiği besinlerin ve depoların bir ürünüdür. Büyümenin en hızlı

olduğu bebek beslenmesinin temel kaynağıdır. Annenin emziklilik döneminde enerji ve besin ihtiyaçları artış

gösterir. Bu dönemdeki annenin ihtiyaç gereksinimi yeterince karşılanmaması; anne sütünü doğrudan

etkilemektedir. Bu nedenle annenin beslenmesine dikkat etmesi çok önemlidir ve diyetteki birinci amaç; anne

ve bebeğin ihtiyaçlarını doğru karşılamaktır. Anne zaten emzirdiğinde günlük 400-600 kCal kaybeder.


1978 yılında emziren anneler üzerinde yapılan Türkiye Ulusal Beslenme ve Sağlık Araştırmasının verilerine

göre emziren kadınların % 41,2’sinde anemi, % 15,4 ’ünde basit guatr görülmüştür. Bu durum için riskli grup

büyüme ve gelişme çağında olan adölesan anneler ve ağır fiziksel aktivite gerektiren çalışma hayatı olan

annelerdir. Metabolizması için gerekli enerjiye ek bir de ‘’laktasyon’’ yükü eklendiğinde, ihtiyaçları çok artış

göstermekte ve depoların korunması zor bir hal almaktadır. Anne yeteri kadar beslenmez ise bebeğin ihtiyaçları

doğrultusunda anne depoları kullanarak bebeğin gerekli besin öğelerini alması sağlanır. Bu nedenle emziren

anneler kendi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde beslenerek vücudundaki besin depolarını korumalı ve süt için

gerekli olan enerji ve besin öğelerini karşımalıdır.


Hamilelik boyunca depolanan enerji, emzirmeyle harcanan enerjinin bir kısmını karşılar böylece anne

emzirme döneminde kilo kaybına uğrar. Bebeğini sadece emzirme yolu ile besleyen annelerde özellikle ilk

aylarda ağırlık kaybı daha fazla görülür. Doğumdan sonra ilk 3 ay, 0,5-1 kg/ay kaybı normaldir. Aşırı kilolu

anneler, süt üretiminde azalma olmaması koşulu ile 2 kg / ay kaybedebilir. Yetersiz beslenen annelerin ise

ortalama 100 g / ay kaybedebildiği gösterilmektedir. Her bireyin enerji ve besin ögeleri gereksinimi farklıdır.

Bu farkındalığı yaş, laktasyon süresi, emzirme süresi, fiziksel aktivite düzeyi doğum yaşı, gestasyonel yaş,

gebelik öncesi vücut ağırlığı, gebelik sonrası ağırlık, peş peşe doğumlara bağlı olarak depoların tükenmesi,

enfeksiyon sıklığı, ilaç kullanımı, beslenme yetersizliğinin varlığı ve derecesi etmenler oluşturur.


ÖNERİLER:

Emziren anneler daha önce de belirtildiği gibi zaten kalori harcadıkları için yeterli ve dengeli beslenerek

de kilo verebilirler. Ancak gereksiz ve hızlı kilo vermekten kaçınmalıdırlar.

Emziren annelerin diyetlerinde 1800 kalorinin altına inilmemelidir.

Özellikle bebeğin retina ve beyin gelişimi açısından önem taşıyan balık besinini haftada en az iki kere

tüketilmelidir. Buna ek olarak da yeterli protein alımı ihmal edilmemelidir.

Günlük en az 3 litre su tüketilmelidir.

Kurmuş meyvelerin Ca ve Mg oranı yüksektir. Özellikle incir ve hurma anne sütünü arttıran meyveler

arasında yer alır .Dikkat etmeniz gereken önemli bir nokta ise; bu meyvelerin aynı zamanda şeker oranı

yüksektir. Bu nedenle diyetinizde porsiyonuna dikkat ederek tüketmelisiniz.

Süt salınımını sağlayan hormonlar beyindeki hipofiz bezinden salgılanır. Stres ve üzüntü durumunda süt

azalır. Bebeğinizin size temas etmesi, sık ve mutlulukla emzirmek, pozitif düşünce sütünüzü arttırır.

Anne ve bebekte doğumdan sonraki 2-3 haftalık süreçte gaz sancıları sık sık görülmektedir. Bu sebeple

gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır. Rezene çayını öğünlerinize ekleyin. Gaz problemini gidermede katkı

sağlar. Prolaktin ve östrojen hormonlarını artırıcı özelliğinden dolayı anne sütünü de artırabilir. Günde 2

fincanı geçmemelidir

Diyetlerde et, süt ve tahıl grubu tüketimine mutlaka yer verilmelidir. Yağlı tohumlar da bebeğin beyin

gelişimi için çok önemlidir (ceviz, fındık badem).

Klinik çalışmalarda sigara içiminin emzirmeyi olumsuz etkilediği bulunmuştur. Sigara içenler arasında

anne sütü miktarını azalttığı kanıtlanmıştır. Ayrıca yeni doğanlardan davranış problemleri

oluşturabilmektedir.

Canınız tatlı istediğinde şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları seçin

Beslenme ve diyet uzmanı

AYDAN TUĞÇE DAL