DİYETTE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

DİYETTE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Öğün Atlamak – Kahvaltı Yapmamak : YANLIŞ !!!

Genellikle ana veya ara öğünlerden birini yapmayarak daha kolay kilo verileceği düşüncesi çoğumuzun kilo vermek için kapıldığı gerçeklik payı olmayan hayallerden maalesef ki sadece biri, özellikle kahvaltını öğününü atlamak… Sıkı durun ! Bu yazıyı okuyanlara acı ama gerçek bir haberim var. Vücudumuzun kilo almasına sebep olan en önemli etkenlerden biri; bütün gün yada uzun saatler vücudu aç bırakarak hem vücudumuzu kıtlık metabolizmasına sokmak hem de yine aynı sebepten metabolizmanın yavaşlamasına sebep olmaktır. Bu tip durumlarda vücut kendine savunmaya alarak, uzun saatler vücuda besin alınmayacağını düşünerek, tek öğünde tüketseniz aldığı besini yağ olarak depolama yoluna gidiyor. Halbuki az-az, sık-sık beslenmenin mantığı vücudu bu duruma sokmadan aldığı her besinin yerine yenisinin geleceğini düşünerek sürekli olarak gelen besini yakma yoluna gider ve metabolizma gün boyu çalışır vaziyette olmasını sağlar. Yani vücudumuzu bir odun sobası gibi düşünebilirsiniz. Odunu bir kere verirseniz bir kere yakar, on kere verirseniz on kere yakar. Tavsiyem şudur ki 3-4 saat aralıklarla sık sık ama doğru tercihler yaparak beslenmek sadece zayıflamak için değil sağlıklı besleniyorum diyebilmek içinde doğru olandır. Kahvaltının önemi ise; hem iştah kontrolünde hem de kilo kontrolünde önemli bir yere sahip olmasıdır. Şimdi hemen söylenmeye başlamayın her gün kahvaltı yapamıyorum, peynir-yumurta-zeytin bulamıyorum diye. Önemli olan kahvaltının içeriğinden çok uyandıktan ne kadar süre sonra yaptığınızdır. Kahvaltınızı uyandıktan sonra günün ilk yarım saatinde yaparsanız hem öğün atlamamış olacaksınız hem de diğer öğüne şekeriniz dibe vurmadan, gözünüz dönmeden ve en önemlisi abartmadan yemenizi sağlayacaktır.

Ne Kadar Az Uyursam O Kadar Çok Kalori Yakarım : YANLIŞ !!!

Unutmayın, vücudumuzun da dinlenmeye ihtiyacı var. Bu yüzden dinlenme metabolizması veya bir diğer tabirle bazal metabolizma diye bir çalışma prensibi bizlere 7-8 saatlik ders konuları olabiliyor. İyi kalitede ve yeterli sürede bir uyku sadece zayıflamak için değil, toksik maddelere maruz kaldığımız süreyi ve dolayısıyla cilt sağlığımızı, hatta psikolojik durumumuzu bile etkileyebiliyor. Hatta şöyle bile düşünebiliriz; uyku süremizin azalması daha fazla yemeğe yönelmemize neden olabiliyor. Bu konudaki tavsiyem ise daha zinde bir ben için en az 5, en fazla 8 saat uyku şart.

Saat 19.00’dan sonra bir şey yersem kilo alırım : YANLIŞ !!!


Sağlıklı kilo vermenin yolu sanıldığı kadar zor yada tatsız diyetlerde saklı değil.. önemli olan hangi besinlerin tercih edildiği, ne zaman yenildiği, gün içerisinde ne kadar yenildiği ve ne kadar fiziksel aktivite yapıldığıdır. Haydi, basit bir mantıkla konuyu ele alalım; uyandıktan sonraki ilk yarım saatte kahvaltı yaparsanız ve gün içerisinde 3-4 saat aralıklarla beslenirseniz akşam öğününüzü kaçta yaptığınızın bir önemi kalır mı?

Bu konudaki diğer önemli nokta ise herkesin yaşam tarzı farklıdır. Eğer akşam 21.00’de uyuyan biriyseniz evet 19.00’dan sonra bir şey yemeyebilirsiniz. Ama saat 24.00’da uyuyan biriyseniz bu süre çok uzun olacaktır ve sabaha kadar kan şekeriniz düşüp, metabolizmanın yavaşlamasına sebep olacaktır. Bu sebep dolayısıyla diyetler bireye özgü olmalı ve onun günlük yaşantısına uyum sağlamalıdır.

Açken Yapılan Fiziksel Aktivite Daha Çok Yağ Yakımı Sağlar : YANLIŞ !!!

Şimdi gözlerimizi kapatıyoruz ve bir hayal bulutu oluşturup vücudumuz gibi düşünmeye çalışıyoruz; vücudumuzda hiçbir enerji kaynağı yokken spor yaparsak evet yağ yakarız ama çok yüksek oranlarda da kas yıkımına sebep oluruz. Genel olarak baktığımızda spor yapmak, metabolizmanın hızlanmasını sağlar ve hızlı bir metabolizma, dinlenme halindeyken bile daha fazla kalori yakılmasına sebep olur. Tabi bu durum aktivitenin süresine, şekline ve yoğunluğuna göre farklılık göstermektedir. Eğer benden tavsiye isterseniz spordan önce karbonhidrat ( 1 küçük muz + 1 fincan sade kahve); spordan sonra karbonhidrat + protein (tavuklu pilav-ton balıklı sandviç-çikolatalı süt) içeren bir şeyler tüketmeniz hem spor esnasında yağ yakımını ve kas yapımını arttırırmış olursunuz hem de spor sonrasında da yorulmuş olan kaslarınıza bir enerji kaynağı sağlamış olursunuz.

Sabah Aç Karınla Limonlu Su - Greyfurt Suyu – Elma Sirkesi İçersem Yağ Yakarım : YANLIŞ !!!

Öncelikle şunu söylemeliyim ki hiçbir besin yağ yakmaz. ”Bunu yersen kilo verirsin, bunu yersen vücudun yağ yakar” diyebileceğimiz bir besin maalesef henüz keşfedilmemiş. Kafeinli besinler metabolizmayı hızlandırır dolayısıyla yıkımı arttırır. Bu doğru bir bilgi ama bu özellik limon, greyfurt yada sirke için geçerli değildir. Tam tersi bu besinlerin asidik içerikleri mide asidini arttırarak açlık hissine karşı uyaran görevi görürler. Limon veya greyfurdun şişkinliğinizi azalttığını düşünebilirsiniz ama bunun sebebi bu besinlerin bağırsakları çalıştırma özelliğinden kaynaklanmaktadır, zayıflatıcı hiçbir etkisi yoktur. Ayrıca bu besinlerin fazla tüketimi reflü veya yemek borusu tahrişleri gibi sağlık sorunlarına sebebiyet verebilir.

Maydanoz Suyu Zayıflatır : YANLIŞ !!!


Maydanozda bol miktarda C vitamini bulunmaktadır ve iyi bir idrar söktürücüdür. Bu yüzden maydanoz suyu kullanıldığı zamanlarda idrar kaybı nedeniyle kişi kendini hafiflemiş hisseder ama tartıda gördüğünüz sonucun perde arkası hiç sandığımız gibi olmayabiilir. Çünkü kaybettiğiniz şey yağ değil sudur. Maydanozu kullanma amacımız kilo vermek değil de vitamin ve antioksidan takviyesi olursa daha amacına uygun bir kullanım olmuş olur.

Light Ürünlerin Kalorisi Yoktur, İstediğim Kadar Tüketebilirim : YANLIŞ !!!

Light ürünlerin kalorisi yok diyemeyiz sadece azaltılmıştır. Ama yinede bu sınırsız tüketebileceğimiz anlamına gelmez, porsiyon kontrolünü sağlamak önemlidir. Diyet yaparken light ürünler tüketmek bilinenin aksine işlenmiş ürünler olduğu için doğru değildir. Amacımız doğal ürünler tüketmek olmalıdır. Mesela şeker yerine yapay tatlandırıcı kullanılmış olabilir, katkı maddeleri kullanılmış olabilir. Bu nedenle bilinçli tüketiciler olarak besin etiketlerini okuyarak tüketmek gerekmektedir. Kulağınıza küpe olarak verebileceğim bir diğer bilgi ise; bu ürünlerden veya başka bir şekilde alacağınız 5-10 g yağ diyetinizi bozmaz ama almış olacağınız glisemik indeksi yüksek 5-10 g karbonhidratlı ürünler diyetinizi bozar.

Protein Ağırlıklı Beslenmek Sağlıklı Kilo Kaybı Sağlar Veya Kırmızı Etten Uzak Durmalıyım : YANLIŞ !!!

Diyette proteine ağırlık vermek demek, vücudun proteinleri sindirmek için çok fazla enerji harcaması demektir ve evet diyet sonrası zayıflama görülse bile unutulmamalıdır ki proteinlerle birlikte çok fazla yağ da vücuda gireceği için, kan yağlarında yükselme ve koroner kalp hastalıklarına yakalanma riski artış gösterecektir. Ayrıca, proteinlerin fazla alınması böbreğe fazla yük bindirecektir ve yeterli su tüketilmediği takdirde kas ve sıvı kayıplarına sebep olacaktır. Sonuç olarak; zayıflasanız bile geri kalan hayatınızda kendinizi bu tür hastalıklarla baş etmeye çalışırken bulabilirsiniz. Ayrıca uzun süreçlerde bu diyeti uygulamak güçtür. Bu diyeti uygulayan kişilerin en büyük zaafları ise diyete devam edemeyip sık sık şeker krizine girmeleridir.

Zayıflama İlaçları Ve Bitki Çayları Kilo Vermeyi Hızlandırır : YANLIŞ !!!

“İlaçlar, hasta insanlar tarafından kullanılır ve şişmanlık bir hastalıktır.” Bu doğru bir cümle fakat şişman insanlar için ilaç kullanmak doğru bir tedavi yöntemi değildir. Bu tip bir tabloyla karşılaşıldığında izlenmesi gereken yol; fiziksel aktivite-beslenme eğitimi-davranış değişikliğine gidilerek doktor ve diyetisyen takibine alınmaktır. Bitki çaylarının ise sadece metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı etkileri vardır ama hiç bir bitki çayı tek başına sağlıklı bir diyet ve yeteri kadar fiziksel aktivite olmadan kilo vermeyi sağlamaz.

Kısa Sürede Zayıflamak Ve Toksinlerden Arınmak İçin Detoks Yapılmalıdır : YANLIŞ !!!

Detoks diyetlerinin asıl mantığı; çiğneme işleminin olmadığı, sadece sıvı tüketimine yer verilen bir diyet türü olmasıdır. Bu sebeple detoks diyetleri, kilo vermenin durduğu dönemlerde kısa süreli olarak uygulanmalıdır. Bu diyetlerin uygulanmasının bir diğer amacı ise vücudu toksinlerden arındırmaktır ama detoksifikasyon mekanizması vücutta zaten doğal yolla işlev göstermekte olup sağlıklı beslendiğimiz zaman bu mekanizmanın bozulmadan çalışmasını sağlamış olmaktayız. Detoks diyetlerinin sakıncalı yanlarından biri havansal protein alımını yasaklanmasıdır ve bu nedenle diyetin uzun süreli olarak devam ettirilmesi sağlıklı bir sonuç vermeyecektir ve bu diyetlerle verilen kiloların çoğunluğu vücut suyundan olacaktır.

“Saunaya gidelim, kilo verelim” : YANLIŞ !!!

Eğer kilo vermek için sıcak ortamların etkiliği olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Soğuk, sıcaktan daha etkilidir. Sauna gibi sıcak ortamlarda ise kaybettiğimiz şey sudur, yağ değil. Sıcak ortamlar; kasların gevşemesine, ter yoluyla toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına katkı sağlar ama unutmayın bu gibi ortamlarda terle birlikte elektrolit kayıpları da meydana gelebilir ve istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabilir bu nedenle dikkatli olmak gerekmektedir.

Ekmek Yersem Kilo Alırım Veya Sadece Esmer Ekmek Yiyorum, Kilo Aldırmıyor : YANLIŞ !!!

Zayıflamak için yola çıkan herkes ya ekmeği hayatından çıkarıyor ya da esmer ekmek tüketmeye başlıyor. Ama bu noktada atlanan önemli bir detay var; esmer ekmek ile beyaz ekmeğin kalorisi aynıdır. Tek farkı esmer ekmeğin kan şekerini etkileme hızı dediğimiz glisemik indeksi daha düşük ve posası daha fazla olduğu için daha uzun süre tok kalmamızı sağlar. Diyette en doğru karbonhidrat kaynağı ekmektir. Ekmek tüketmeyen kişiler beslenmelerinde pilav-makarna-hamur işlerine yer vermek durumunda kalırlar ve karbonhidratın yanında tüketilen yağında alınan kaloriye eklenmesi gerekmektedir. Sizlere diğer bir notum ise; kaslarımızın enerji kaynağı glikojen yani bir karbonhidrattır. En doğru karbonhidrat içeren besinimiz de ekmek olduğuna göre ekmek yemeyen kişiler kaslarından yemiş olurlar.

Pilav – Makarna Gibi Karbonhidratların Diyetten Tamamen Çıkarılması : YANLIŞ !!!

Bu diyette yapılan en önemli hatadır. Çünkü diyetteyken pilav, mısır, patates, makarna ve ekmek yemeyi tamamen kesen bireylerin metabolizması, vücudun her daim ihtiyaç duyduğu karbonhidratı kandan almaya çalışır. Glikoz (karbonhidrat) oranı düşünce haliyle kan şekeri de düşmeye başlar ve sonrasında vücudumuz kaslarımızın içindeki karbonhidratı kullanmaya başlar. Bu durum da kas kayıplarına neden olmakla kalmayıp su kaybına da neden olur ve diyet yapan kişi zayıfladığını düşünür. Maalesef üzücü bir haberim daha var; aslında kaybettiğiniz yağ değil, kas ve sudur.

Yağı tamamen kesmeliyim - Zeytinyağı kalorisizdir ve sınırsız tüketilebilir : YANLIŞ !!!

Bu konuda beyaz ekmek – esmer ekmek konusuyla aynı kapıya çıkmaktadır. Zeytinyağının da tereyağının da kalorisi aynıdır, fark içerdikleri yağ asitlerinden kaynaklanmaktadır. Diyetlerden bir besin öğesinin tamamen çıkarılması veya tek besin öğesinin tüketilmesi genel olarak yanlış bir yaklaşımdır. Yağı tamamen kesmek, ilk başta da bahsettiğimiz gibi vücuda kıtlık sinyalleri vererek onu depolamasına neden olurve eğer yağı kesersek, vücudumuz yağ stoklarını kullanmak yerine onları korumaya alır. Ama tabii ki bu durum bizim, kızartma, fast-food türü besinleri tüketmemiz anlamına gelmez.

Sınırsız Meyve Yiyebilirim - Sadece Sebze Ve Meyve Yiyerek Zayıflanır : YANLIŞ !!!

Diyet yaparken bolca meyve ve çiğ sebze tüketebileceğimizi düşünürüz çünkü bizim için onların kalorisi yoktur. Doğru, diyette çiğ sebze için sınırlama yoktur ama meyve için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Çünkü meyvelerin şeker oranı yüksektir ve basit şeker çeşidi olan fruktoz içerirler. Kişinin alması gereken kaloriye bağlı olarak günde ortalama 3-4 porsiyon meyve tüketilmelidir. Ayrıca meyveler, meyve olarak tüketilmeli, suyu sıkılıp içilmemelidir. Bunun sebebi ise meyve şekerinin lifinden ayrılması sonucunda faydasını yitirmesi ve vitamin kayıplarına uğramasıdır. Bu konudaki tavsiyem ise şudur; eğer doymuyorsanız ikinci tabağı yemek yerine, 1 tane meyve yiyerek daha az enerji ile doygunluğa ulaşmayı sağlamaktır.

Sigarayı Bırakırsam Hızlı Kilo Alırım : YANLIŞ !!!

Endişelenmeyin, sigaranın zararlarından bahsetmeyeceğim, gerçekleri anlatacağım. Şöyle ki; sigarada bulunan nikotin bireylerin metabolizmalarını çok ufak düzeylerde arttırmaktadır ama sigara içenlerin zayıf kalmalarının nedeni bu metabolizmadaki artış değil, yeme isteğindeki azalmadan kaynaklanmaktadır. Sigaranın bırakılması durumunda ağırlıktaki artışın nedeni ise sigara içmek yerine yapılan hacmi küçük ama kalorisi yüksek olan atıştırmalıklardır.

Su İçmek Zayıflatır - Su Ödem Yapıp, Kilo Aldırır : YANLIŞ !!!

Her iki düşünce birbirlerine zıt olsa da her ikisi de yanlıştır. Çünkü vücuda yeterli sıvıyı vermezsek yine kıtlık metabolizmasında olduğu gibi vücut az miktarda da olsa kendisini korumak için aldığı sıvıyı tutmaya çalışacaktır ve vücudumuz ödem yapacaktır. Yani aslında ödem; çok su içmekten değil, az su içmekten oluşmaktadır. Suyun zayıflama üzerine etkisi ise tek başınayken yoktur. Çünkü suda sağlıklı bir şekilde kilo vermeyi sağlayacak karbonhidrat, vitamin ve bazı mineraller bulunmaz. Siz yinede kg başına 30 ml su içmeye özen gösterin derim.

Kan Şekerim Düştü, Tatlı Yemeliyim : YANLIŞ !!!

Kan şekeriniz düştüğünde, el ve ayaklarınızda titreme başlar, soğuk soğuk terlersiniz ve gözleriniz kararır. Bu gibi durumlarda sakın tatlı yemeye kalkmayın. Tatlı yiyebilecekler diyabet teşhisi almış olan hastalardır. Peynir-ekmek sağlıklı bireyler için daha doğru bir tercih olacaktır.

Şekersiz Olduğu Sürece Sınırsız Çay Ve Kahve İçilebilirim : YANLIŞ !!!

Evet, şekersiz olduğu sürece çay ve kahve tüketmek bize kalori aldırmaz. Ama fazla kahve veya çay tüketimi size sıvı ihtiyacınızı karşılayabildiğinizi düşündürüyorsa yanılıyorsunuzdur. Tam tersi çay ve kahvenin kafein içeriğinden kaynaklanan diüretik (idrar söktürücü) özelliği vardır. Bu sebepledir ki bu içeceklerin fazla tüketimi kişilerde tuvalete gitme ihtiyacı uyandırır. Benim bu konudaki tavsiyem; her içtiğiniz bir bardak çay için 1 su bardağı su, her içtiğiniz bir bardak kahve için ise 2 su bardağı su tüketmeniz olacaktır. Diğer tavsiyem ise çayınızı veya kahvenizi yemekten ortalama 1 saat sonra içmeniz yönünde olacaktır. Aksi takdirde içerdikleri tanenler nedeniyle besinlerle almış olduğunuz demirin emilimini de engelleyecektir.

Alkollü İçecekler Fazla Tüketimi Fazladan Kalori Almamıza Neden Olmaz : YANLIŞ !!!

Eğer alkolü içeceklerin kalorisi olmadığını düşünüyorsanız size acı bir gerçekle daha yüzleştirmek zorundayım. 1 gr karbonhidrat ve proteinden 4 kalori alırken, 1 g alkolden 7 kalori almış oluyorsunuz. İlginç olan bir diğer bilgi ise; alkol vücutta şeker gibi metabolize olup, yağ gibi depolanarak fazla tüketimi kilo alımına neden olur. Ayrıca alkol oranlarının artması kalorinin de artmasına sebep olmaktadır. Bu nedenle ne sıklıkla ve hangi alkolü tükettiğiniz kilo kontrolünü sağlamak isteyenlerin dikkat etmesi gereken önemli unsurlardır. Size tavsiyem tabiî ki olabildiğince tüketmemeye çalışmanız olacaktır.

BONUS: HERKESİN VÜCUT YAPISININ “FARKLI” OLDUĞU UNUTULMAMALI !!!

Yazmış olduğum tüm maddeleri okumuş olabilirsiniz ama bu maddenin önemini lütfen anlayın. Çünkü sizleri yanılgıya düşüren en önemli madde kesinlikle bu. Herkes zayıf olmalı diye bir şey yok ama herkes sağlıklı olmayı hak ediyor, öyle değil mi? Diyet yapmak tatsız - tuzsuz şeyler yemenizi gerektirmez. Önemli olan yanlış besinlerle karşı karşıya kalmış olsanız bile onları zararsız pozisyona getirebilecek karar mekanizmasına ve bilgi düzeyine erişebilmek. Son tavsiyelerimden bir diğeri ise sosyal medyada okuduğunuz her bilgiyi sorgulamadan veya doğru kaynaklardan araştırmadan hayatınıza sokmayın. Dediğim gibi herkesin karın kası olmak zorunda değil ve 40 beden giymek yanlış şeyler yaptığınız anlamına gelmez. Eğer amacınız daha fit bir görünüme ve sağlıklı bir bedene kavuşmaksa bir diyetisyenden yardım almanızı tavsiye ederim. Umarım bu yazıyı okuduktan sonra yazılan diyetlerinizden ekmeği çıkarmaya veya miktarları azaltmaya çalışmazsınız.

Unutmayın, doğru tektir. Sağlıkla kalın…


DİYETİSYEN :ZİLAN SOLGUN