DENİZ 6. BÖLÜM ŞARKIDAKİ GİBİ


Patronla olan ilişkim bazı geceler sevgili gibi, bazı geceler hayat kadını gibi, bazı geceler ise şiddetli geçimsizlik yaşayan eşler gibiydi. Bana erkeklerin fantezi dünyasını gösteriyordu. O kadar acılı, o kadar sapkın deneyimler yaşıyordum ki erkek türünden iki kişi ile olan temasıma rağmen tiksiniyordum. "Erkek dediğin şehvetinde kaybolmuş bir boktur, yoksa cansız mankene, damacanaya, hayvana, ağaç kovuğuna, çocuğa nefsi kalkan bir varlık olabilir mi? Sende işte bir boka kurban olmuşsun. Senin görevin bu azgın pisliklerin nefsini söndürmek. Başka varlıklara zarar vermesini önlemek diyordu. Kısaca sex işçiliğini yüceltmeye çalışıyordu. Bir sex işçisi duygularını, bedenini satmış olabilirdi. Ama hala tecavüze uğramamış sokakta dilediği gibi gezen kızlar varsa erkeklerin tüm fantazi altındaki sapkın işkencelerini yansıttığı başka kadınlar olmasından dolayıdır." Yani diyordu ki sevgili patronum ölen, yüzüne kezzap atılan, kolu bacağı kırılan, bıçaklanan, vajinasına yabancı cisimler sokulan, yüzüne işenen sex işçileri olmasa diğer nefes alan varlıklar nasıl yaşarlardı.

Amacım erkekleri kötülemek değil tabi ama beni koruması gereken bir erkek olan babam bana kapıyı göstererek olmadığım orospuluğa resmi geçiş yapmamı sağlamamış mıydı? İşte patronda bir erkekti sonuçta. Kim bilir kaç kadın geçmişti elinden. Keşke "yanımda kal dese"diye düşündüğüm hatta içten içe yalvardığım günlerde oluyordu. Yine o günlerden bir tanesinin akşamıydı. Patron ilk defa yanında biri ile eve geldi. Orta boylarda, zayıf, uzun burunlu, alnı oldukça açılmış bir adamdı. Patronun yanında on yedi yaşında yeni yetme bir genç gibi duruyordu. Patron benim oturduğum koltuğun ucuna oturuken arkadaşı tekli koltuğa ilişti. Patron yine ifadesiz bir suratla beni süzdü. "bu gece sınava gireceksin" dedi. Benim bön bakışlarımdan anlamadığımı anlayınca "sana öğrettiğim her şeyi Cafer'i memnun etmek için kullanacaksın.Benim karşımda yapacaksın bunu eğer Cafer memnun ben de emin olursam yarın mekanda işe başlayacaksın dedi" Sanki bıçağı almış midemi lime lime kesiyordu da yetinmeyip kalbime de el atmış gibi bir acıyla "asla" dedim. Patron kulaklarımın zarına bas etksi yaratan bir kahkaha patlattı. "Odaya geç" diye kükredi. Ayaklarım beni odaya beynim ise intihara sürüklüyordu. Gittim. Birinin daha üzerimdekileri çıkarmasına tahammül edemeyeceğim için soyundum. Yatağa yattım. Cafer patronla odaya geldi. Kalktım Caferi soymaya onun vücuduna yasladığım vücudumu kıvırmaya başladım. Adam zaten dünden hazır olduğu için sertliğini göbek çevremde hissedebiliyordum. Saatlerce sevişti benimle. Adam doymak bilmiyordu. Öyle ki göğüslerimin tahriş olmasından kaynaklanan sızı vajinamın zorlanmasından kaynaklanan acıya karışıyordu. Patron en sonunda "yeter" dedi. Cafer isteksizce üstümden çekildi. "Gidebilirsin" diyince yine Cafer odadan çıktı ve bir süre sonra dış kapının sesi duyuldu. Toparlanmak istiyordum ama kımıldayacak halim yoktu. Patron beni kucağına aldı banyoya taşıdı. Duşun içine bir tabure koydu ve oturmamı sağladı. Beni yıkamasına memnun mu olayım yoksa bu hale gelmeme neden olduğu için nefret mi edeyim bilmiyordum. Sadece suya karışan göz yaşlarımı göremediği için memnundum. Bir süre sonra su kesildi yine beni havluya sardı ve yatağa taşıdı. Çarşafı değişmiş yatağı görünce minnetle yüzüne baktım. Sonrası karanlıktı. Rüyamda bir şarkının sesini duyuyordum. O kadar içten söylüyordu ki. Kalbim yaralı, gönlüm yaralı, en güzel yarınlarla, sen açtın aramı...