DENİZ 8. BÖLÜM DİŞE DİŞ


Patronun derdini sonunda anlamıştım. Arsız olmamı istiyordu. Arsız bir sex kadını kadar cezbedici başka ne olabilirdi. Sürekli talep eden, tatmin olmayan, etrafına pislikmiş gibi davranan bir kadın. Paranın tutarına göre ulaşılabilen, pahalı hediyelerle gülebilen bir kadın. Madem o öyle olmamı istiyordu bende fazlası olurdum. İlk başta ondan başlayacaktım kıvrandırmaya. Daha ilk iş günümün ertesi günüydü. Bu işe bu hayata tecrübesiydim ama yapacaktım. Talepkar olacaktım. Aileme de , patrona da haddini bildirecektim. Kahvaltıdan sonra duşa girdim ve benim için ayarlanmış günlük kıyafetleri üzerime giydim. Adam gitmişti. Bir daha geleceğinden adım gibi emindim. Çünkü yetersiz olduğunu unutturarak rol yeteceğim sayesinde harika bir gece geçirmişti. Patron odasında beni bekliyordu. Hala uyumamıştı. Nasıl dayanıyordu bu hayata. Uykusuzluk, alkol, sigara belki daha başka şeyler. Adım adım ölüme gidiyordu ama onunla hesabımı kesmeden ölmesine izin veremezdim. Bu sektörde çalışanlara göre bu kararı erken almam benim için iyi oldu diyordum içten içe. Ya en iyisi ol ya da sürün. Sürünmeme neden olanlara bu zevki daha fazla bu zevk-i daha fazla tattıramazdım. Patronun evine giderken gündelik bir şeyden bahsediyormuş havasında daha ne kadar onunla kalacağımı sordum. Sanki çok komik bir şey söylemişim gibi çarpık bir gülümsemeyle yüzüme baktı. “ ev arkadaşlığımdan memnun değil misin.” diye sordu. Umursamıyormuş gibi kafamı salladım. Demek biraz daha onunla kalacaktım. Sorun değildi. Onunla yaşamayı, sevişmelerimizi sevmiştim. Araya başka bir insan sokmadıkça sorun yoktu. En azından önünde başka bir adamla yatmak şuan için hoşuma gitmediğini bilmeliydi. Başka bir adamla önünde yatmak istemiyorum dedim. Karşı çıkacağını düşünüyorken “tamam” dedi. Artık benimle sevişmek isteyip istemediğini de merak ediyordum. Ama bunu direk sormazdım. Artık sevişmekte yok dedim. Huzursuzca kımıldandı şöförün duyup duymadığından emin olduktan sonra kararmış bakışlarını tekrar yüzüme dikti. Bu cevap beni belirsizliğe düşürmek için yeterliydi. Zaman Zaman ona karşı birşeyler hissettiğimi düşündüğüm bile olurdu. İnsan onu satan pezevengine aşık olabilir miydi? Hayır olamazdı. O benden bende ondan para kazanacaktım. Bizimki nezih bir iş ortaklığıydı. Eve geldik o çoktan yatağa düşmüş uyumaya başlamıştı bile bende bir kahve eşliğinde televizyon izledim. Rahatlığıma ben bile şaşırıyordum. Demek bu orospuluk benim içimde vardı. Öğleden sonra bende yanına girdim. Uykunun huzurlu kollarına kendimi bıraktım. Ne kadar uyuduğumu bilmiyordum. Göğüslerimde hissettiğim ıslaklık hissiyle gözlerimi araladım. Sevgili patronum göğüslerime başını gömmüş beni baştan çıkarmaya çalışıyordu. Göğüslerimden başını kaldırdım. Bakışlarında şimşekler vardı. Demek ki beni düşündüğümden daha fazla arzuluyordu. Öpüşmeye başladık. Bu derslerdeki öpüşmek gibi değildi. Çok arzulu öpüyordu. Uzun bir süre sadece öpüştük. İkimizinde kasıkları yanıyordu. Memnuniyetle onu kabul ettim içime. Görev icabı değil gerçekten sevişiyorduk. Bu inanılmaz güzel bir duyguydu. Defalarca birbirimizin nefesinde kaybolduk. Uyuduk uyandık yine bir bütün olduk. Arabada sorduğum sorunun cevabını fazlasıyla aldım.Ta ki iş saatine kadar. Duştan sonra bir elbise seçtim. Giyinirken, makyaj yaparken, saçlarımı yaparken beni izledi. İşim bitince beraber arabaya bindik. Günün insanı kim olacak diye tahmin yürütürken elimi elinin içinde buldum.