DENİZ 10. BÖLÜM RESİDANCE


O uyurken düşünmeye başladım. Bu ne boktan işti böyle. Adamlarla yatmama aracılık yapsın, hatta başkasıyla yatarken izlesin, yetmedi kendi becersin sonra da şefkat beklesin. Ellerimi anında saçından çektim be farkında olmayarak sinirle dizimi sallamaya başladım. O da uyandı doğal olarak. Ne oluyor gibisinden yüzüme baktı mimiksiz suratımı ona döndüm. “Ay başın mı senin” dedi. O kadar komik söylemişti ki bunu gülmemek için epey çaba harcamam gerekti. Eve gitmek istiyorum dediğimde olumsuz başını salladı. Belli ki yine bir yatak macerası bekliyordu beni. Kapı aralandı bir gün önceki Adam kapıda belirdi. Gece bekliyordum onu ama o sabaha karşı gelmişti. Elimden tuttu odaya yöneltti. Bakışlarım anında patronu buldu. İfadesiz bir suratla bize bakıyordu. Bu adamdan hiç birşey olmaz dedim kendi kendime içeri girdim. Yine adamı içimde hissetmiyordum. Hem küçük hem inceydi. Gıdıklanıyordum ara ara. Sanki dünyanın en güçlü erkeğiymiş gibi bağırıyordum. Bunu özellikle patron duysun diye yapıyordum. Yine birkaç saat sürdü bu oyun. Sevişmekten değil bağırmaktan yorulmuştum. Uyudum. Adamın gidip gitmemesi yanımda uyuyup uyulmaması umrumda değildi. Onun tarafına döndüm. Kolumu o tarafa attım soğuk bir şey değdi koluma. Gözümün bir tanesini açtım. Bir sevişme seansını daha boğazım kaldıramazdı. Bir suyolu gerdanlık bana gülümsüyordu. Adam da ortada yoktu diğer gözümü de açtım. Mükemmel bir parçaydı. Yüz üstü döndüm elime aldığım gerdanlığın gerçek olup olmadığını inceliyordum. Gerçek olup olmamasını anlama hakkında hiçbir bilgim olmaması dışında bir sorun yoktu. Kalktım boynuma taktım. Dur kız Deniz dedim. Daha nelerin olacak. Banyodan kısa bir duşun ardından çıktım. Kahvaltı yoktu ortada. Başımı uzatıp patronun ofisine baktım oradada kahvaltı yoktu. Patronda yoktu ama kahvaltının olmaması daha önemliydi. Söylene söylene dolaba bırakılmış eşofman takımını sırtıma geçirdim. Odadan çıktım. Mekanı temizleyenler dışında patronun şöförü vardı içeride. Şöför beni görünce ayağa kalktı. Arkasına düşüp arabaya bindim. Ama eve gitmiyorduk. Lüks bir residance’ın önünde indirdi beni. Güvenlik gibi bir adam adımı teyitledi ve lobiye yönlendirdi. Eşofman takımını seçtiğim için içimden kendime küfrediyordum. Adam resepsiyona birşeyler söyledi ve beni asansöre yönlendirdi. 38.katın düğmesine bastı. Üstünde başka düğme olmamasından en üst kata gittiğimize emindim. Koridor altın tozu serpilmiş gibi pırıl pırıldı. Koridorun başındaki kapı dışında kapı yoktu. Daha koridoru yarılamıştık ki kapı açıldı. Kay görevlisi olduğu belli olan kadın gülümseyerek bizi içeri davet etti. Bana teknoloji harikası olan evi gezdirdi ve gerekli bilgileri anlattı. İçeri girer girmez büyük ferah girer girmez beyaz ve krem mobilyalarla döşenmiş ferah bir oturma alanı karşıyordu bizi. Sol tarafta mutfak dolapları ü, kullanışlı bir tezgah ve bir bar önünde iki adet yüksek bar taburesi vardı. Sağ tarafta ise mermer kaplı içerisinde koca bir küvetin ve duşa kabinin olduğu banyo ve tuvalet bulunuyordu. Kafanı yukarı kaldırdığında ise bir asma kat görüyordunuz. Zarif cam Trabzonlu merdivenlerle yukarı çıktığımızda devasa boyutlu bir yatak ve aşağıdakinin aynısı bir banyo, küçük bir giyinme odası bulunuyordu. Kafamda binbir soru aşağı indim. Ben burada ne arıyordum? Bu evi niye gezdim? Sorumun cevabı beş dakika sonra kapıdan içeri girdi. Patron şık bir takım elbise içerisindeydi. Oturduğum koltuğun ucuna ilişti. Onu. Gelmesiyle görevini tamamlayan görevli ve kat görevlisi odadan ayrıldım. Daha soru sormadan o anlatmaya başladı. “Deniz bu evde kalacaksın bir süre. Bu sabah ki adam senin için bu evi ayarladı. İşe buradan gelip gideceksin. Ama adam istediğinde hazır olacaksın. Bu iş için iyi para aldım. Doğrusu şaşırıyorum. Bu işten ekmek yiyen kadınların ancak yıllar sonra aldıklarını sen birkaç günde almaya başladın. Bu masum güzelliğin bize çok para kazandıracak. Seni özlediğim zaman yine benim yanımda olacaksın. Burası geçici sen benimsin. Bunu unutmanı istemiyorum. Eğer fantezi dışında şiddet görecek olursan beni arayacaksın “ dedi ve elindeki telefonu bana uzattı. Hızlıca göz attım sadece onun numarası vardı. Yakında müşteri numaralarıyla dolacaktı bundan emindim. Demek bu evi "küçük pipi" ayarlamıştı benim için bu demek oluyordu ki yalan inlemelere biraz daha çalışmam gerekiyordu.