Dünyada Gayrimenkul Sektörü ve Lüks Emlak Algısı Değişti mi?

Güncelleme tarihi: 6 Ara 2020

Dünyada gayrimenkul sektöründe adını duyurmuş, alanının önde gelen isimlerinin yakından tanıdığı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yaşayan bu başarılı Türk kadını Aylin Pelin Onar ile mesleğine ve hayatına dair kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Yoğun bir tempoya sahip olan Aylin Pelin Onar danışmanlığın yanı sıra bir eğitmen. Uluslararası eğitimlere katılan Aylin Hanım sektöründe dünya çapında hatırı sayılır bir şöhrete sahip.


Aylin Pelin Onar kimdir?

İzmirliyim. Dokuz Eylül Kamu Yönetimi ve Ege Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümlerinden mezun oldum. Coca Cola’da ki çalışma hayatımın ardından hedeflerimi, hayallerimi gerçekleştirebileceğim bir sektör olduğuna inandığım gayrimenkul profesyonelliğine geçiş yaptım. 19 yıldan bu yana 2500’ün üzerinde satış gerçekleştirdim ve Türkiye, Avrupa 1.liğimin yanı sıra, Amerika, Las Vegas’ta konuşmacı olarak katıldığım kongrede dünya genelinde tüm gayrimenkul markaları içinde bunu gerçekleştiren Türk Kadın Ünvanını elde ettim. Akabinde sayısız uluslararası platforma ülkemi temsil etme imkanım oldu. Yine Borusan Oto işbirliği neticesinde Jaguar araçlarının sponsor olduğu ilk profesyonel olduğumu belirtmek isterim. Coldwell Banker Maximum ofisinin Broker’ıyım. Türkiye 1.si, 5.si, 7.si, 8,si olan danışmanlarımızın yanı sıra, En fazla müşteri memnuniyeti sağlayan gayrimenkul danışmanı, ve 30 Under 30, başka bir ifadeyle dünya genelinde 30 yaş altı en başarılı gayrimenkul danışmanı olmak üzere birbirinde başarılı profesyonellerden oluşan muhteşem bir ekibe sahibiz.

Başarının anahtarı vazgeçmemek…

Aylin Pelin Onar : Mesleki başarının anahtarının ise “Vazgeçmemek, Hayatta kaybedenlerin sadece vazgeçenler olduğunu gördüm. Yani hiçbir şekilde bir şeyleri bırakmamak, vazgeçmemek gerektiğini gördüm. Bir şeyin arkasını getirebilmek için ne kadar fazla sorun olursa olsun ona takılmamak gerekiyor. Ardından daha iyi ne yapabilirim diye düşünmek lazım. Çünkü genel olarak insanlar sorunlara odaklanıyor. ‘Nasıl çözebilirim?’ dediğinizde bu sefer bakış açısı değişiyor ve bu işi geliştirmek daha mümkün oluyor. Soruna değil çözüme odaklanmak gerekiyor. Vazgeçmemek gerekiyor.

Global Luxury Programı hakkında bilgi verir misiniz?

Aylin Pelin Onar : Global Luxury dünya genelinde eşi benzeri olmayan üst düzey bir pazarlama programı. Adından anlaşılabileceği gibi bu alanda ki profesyonellerimizin Global bir ağın içinde olması ve dünya genelinde ki platformlara ulaşabilirliği, ayrıca tanınmışlıkları çok önemli. Lüks konut tüketicilerinin hepsi uluslararası bağlantılara sahip ve yine kendilerini temsil edecek profesyonelin de aynı şekilde bir ağa sahip olmasını istiyor. Daha ayrıcalıklı ve özel hissettirecek bir hizmet beklentileri var. İşte bu bağlamda Global Luxury dünyanın en iyi profesyonlleri ile paylaşımda bulunabilmenizin yanı sıra Wall Street Journal’dan, New York Times’a, CNBC kanalından, Homes&Estates dergisi gibi bir çok önde gelen kanallarda yer almanızı sağlayarak etkinliğinizi arttırıyor. Elbette bunların dışında doğru pazarlama teknikleri, üst düzey servis ve benzeri bir çok alanda nasıl hizmet vermemiz gerektiği konusunda profesyonellerimizin gelişimine katkıda bulunuyoruz.

Coldwell Banker Global Luxury Programı tarafından yayınlanan rapora göre milenyum kuşağı 2030 yılında bugünün beş katı daha fazla zenginliği sahip olacak. Bu durum gayrimenkul sektörünü nasıl şekillendirecek, değiştirecek?

Aylin Pelin Onar : Milenyum kuşağı 20 ile 40 yaş gurubunu içeren bir jenerasyon. Baby boomers dediğimiz jenerasyonun ardından dünya ekonomisin resesyona uğradığı bir dönemde dünyaya gelmiş ve daha önce ki kuşağın servet aktarımında bulunduğu bir jenerasyon. Daha az borçlanmaya giden, evlilik ve çocuk tercihlerini erteleyen daha farklı bir yapıdan bahsediyoruz. Kendilerinden önceki milyonerler daha fazla şirketleşmiş, daha fazla okumuş bir jenerasyondan geliyor ancak bu yeni nesil ticareti dijital platformda geliştiren ve enteresan teknolojik gelişmelerinde içinde yeşermiş bir topluluk. Daha az borçlanarak ev sahibi olmaları bu neslin Kira Nesli olduğuna dair bir kanı oluşturmuş. Ne var ki bu yanlış bir kanı. İleride süreçte yani gelecekte mülk edinimi daha zor ve pahalı olacağından bu yeni nesil gayrimenkul alımında hiç geriye gitmemiş durumda. Aksine gayrimenkul sektörüne yatırdıkları servet bir önceki nesillere göre 30% artış göstermiş durumda.


Gayrimenkul Sektöründe geleceğe yönelik başlıca trendler neler?

Bahsetmiş olduğumuz milenyum kuşağı gayrimenkul sektörüne yön vermekte. Belirtildiği üzere 5 katı büyülükte ki bir servet aktarımından bahsediyoruz. Mülkiyet kavramı bu jenerasyon içinde oldukça önemli. Ancak trend olarak daha çok ulaşımın kolay olduğu, aktivite, spor, sağlık olanaklarına ulaşabildikleri, sosyalleşebildikleri, basitleştirmek gerekirse arzu ettikleri olanakları kısa sürede elde edebilecekleri yerleri ve mülkleri tercih ediyorlar. Ortalama olarak 3 yılda bir ev değiştiren bu yeni nesille birlikte yeni konutlarda da ciddi bir talep var. Eskiyle, geleneksel yapıyla veya tadilatla çok vakit kaybetmek istemeyen sabırsız bir nesil ve her şeyi hızlıca gerçekleştirmek istiyor. Dijital dünyanın bu çocukları akıllı ev sistemine de ayrıca önem veriyor. Özetlemek gerekirse her türlü sosyal donatıya sahip mülkler, smart home sistemleriyle en çok tercih edilen mülkler olarak yerini koruyacak.


Gayrimenkul sektöründe “lüks” kavramını nasıl tanımlıyorsunuz? Türk insanın “lüks” algısı nedir?

Lüks, kişiden kişiye anlamı değişken olan bir kavram. ‘’Fiyatın’’ belirleyici tek unsur olmadığı, kişiyi iyi, ayrıcalıklı, özel hissettiren her detay lüks kavramı içinde. Bu bağlamda kişiye özel diyebiliriz. Türkiye’de lüks kavramı paranın el değiştirmesi ile birlikte değişmiş vaziyette. Eskiden daha çok ihtişamlı, gösterişli geleneksel evler tercih edilirken, günümüzde teknolojinin ilerlemesi, trafik sorunu, nüfus artışı gibi etkenlerle beraber ulaşımın kolay olduğu, yüksek güvenlikli, sosyal donatıların en üst düzeyde olduğu daha modern çizgilere sahip mülkler daha fazla tercih ediliyor.


Türkiye’de ve dünyada lüks gayrimenkul gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Lüks tanımında sınır olmadığı gibi konutta da lüks detaylarda sınır tanımayacak yepyeni bir nesille karşı karşıyayız. Toprak değerinin günden güne arttığı metropollerden, daha ağır tempolu yaşam kavramına kadar birçok farklı yaşam alanı var. Ancak mülkiyet elde edilmesi giderek güçleşen bir yatırım türü. Bunun farkındalığında olan servet sahibi her birey, güvenilir ve artan bir yatırım aracı olan gayrimenkulde yerini mutlaka alıyor ve bu artarak devam ediyor. Kişisel ihtiyaçların zaman kavramında yitirilmeden hızlıca karşılanması çok önemli ve lüks mülk edinmek isteyenler bu yönde ki eğilimleri koruyacak ve yatırımlarını buna göre gerçekleştirmeye devam edecek.


Milenyum kuşağı 2030 daha zengin olsa da, bugün sahip olmaktan çok paylaşmayı; Hilton yerine Airbnb’yi tercih eden; toplumsal fayda yaratan markaları satın alan ve toplumsal fayda yaratan şirketlerde çalışmak isteyen bir nesille karşı karşıyayız. Bu gençlerin “lüks” ilgisi ne yönde?

Aylin Pelin Onar : Sosyal sorumlulukları çok daha fazla gelişmiş hızlı öğrenen, hızlı hareket etmeyi seven oldukça hareketli bir nesil. Başında da belirttiğim gibi düşünülenin aksine mülkiyet kavramından asla uzak değiller. Mülkiyet elde etmenin güçlüğünün de farkındalar ve bu farkındalık onları daha fazla mülk edinmeye yönlendiriyor. Ama değişimi sevdiklerinden bir mülke bağlılıkları daha az. Ortalama 3 yılda bir evde değiştiriyorlar. Yani eskiden geçerli olan bu evde doğdum, yine bu evde öleceğim kavramı değişmiş durumunda. Servet sahibi olan herkes için lüks bir yaşam tarzı. Hayatlarının parçası. Bu önemini yitirmeden devam edecek. Bu yeni topluluk paylaşma kavramına daha açık ve yatkın. İnternetin, sosyal medyanın kullanımı ve yaygınlığı davranış şekillerini değiştiriyor. Daha çabuk öğrenen, bilgiye ulaşan, daha teknolojiyle iç içe bir o kadar da elde ettiği gücü paylaşıma açık çok özel bir nesil.


Bir kadın çalışan olarak başarılı olmanın kriterleri neler sizce?

Aylin Pelin Onar : Toplumumuzda kadın olmak daha fazla mücadeleci olmayı, daha fazla çalışmayı gerektiriyor. Ne yazık ki kadın toplumun en önemli en üretken bireyi ancak bizler ata erkil geleneklere sahibiz. Kadınlara yemek yapmayı, erkelere araba kullanmayı öğretiyoruz. Sonra da kadınlar iyi araba kullanamıyor, erkekler iyi yemek yapamıyor diye şikayet ediyoruz. Bu en sevdiğim sözlerden birisi. Kadın, erkek ayrımı olmaksızın sahip olduklarınızı en iyi şekilde kullanmanız ve hiç durmadan yeni şeyler öğrenerek kendinizi geliştirmeniz çok önemli. 13 yaşından beri çalışıyorum. Nedeni; kendi ekonomik gücümle beraber başkalarına da gerektiğinde yardımcı olabilmek iç güdüsü. Ne olursa olsun bilgi ve beceri cinsiyet tanımaksızın herkesin saygı duyacağı en önemli kriterler. Bu nedenle, bilgili, donanımlı, yenilikçi ve açık fikirli olmak çok önemli. Güç size verilmiyor. Onu almanı gerekiyor. Bu gücü nasıl kullandığınız ise sizin karakterinizi gösteriyor. Cesur olmak ve bunu kadın zarafetiyle yapmak bambaşka bir yerde olmanızı sağlıyor. Bir kadın olmanın verdiği çok büyük bir avantaj da var. Biz biraz daha duygularımızla hareket ediyoruz. İnsanın her kararında aslında bir duygu baskındır. O duyguyu iyi analiz ettiğinizde de karşınızdaki kişinin çok doğru bir karar vermesini sağlayabilirsiniz.