ÜÇ ŞAİRİN TEK AŞKI TOMRİS UYAR

Güncelleme tarihi: 5 Tem


Bu şiirde ölçü yok. Ölçüsüz aşk var!

Aşk, hayat meşgalesi içindekiler için tatlı bir nüans, ruhlara atılan renkli bir fırça darbesi, deniz kenarında paylaşılan simidin sessiz çıtırtısıyken, duyguları anlatmakta kullanılan şiirlerin doğuşunun hikayesidir.

Duygularını düz kelimelere sığdıramayanların şiirleriyle kahramanı olmuş İkinci Yeni akımının üç silahşörü, şair Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar ve onların şiirlerine ilham olmuş tek kadın Tomris Uyar.

Aşkın içerisindeki dostluğun bu dostluktan doğan ilhamın lirik hikayesi Tomris Uyar’ın en yakın arkadaşları Cemal Süreya, Edip Cansever ve Turgut Uyar arasında geçmektedir.

Tomris Uyar, Ülkü Tamer ile evliyken Cemal Süreya ile büyük bir aşkın içerisine düşer. Cemal Süreya’ da kendisi gibi evlidir. Aşklarını özgürleştirmek için ikisi de eşlerinden ayrılır ve ileride “edebiyat tarihimizin en verimli aşkı” denilecek üç yıl süren tutkulu aşkın hikayesi başlar. Cemal Süreya yakın arkadaşları Turgut Uyar ve Edip Cansever ile düzenli olarak gittikleri meyhaneleri, dize kokan sohbetleri terk eder. Tomris Uyar merakına yenik düşer ve Cemal Süreya’ya “neden arkadaşlarınla artık meyhaneye gitmiyorsun?” diye sorar. Bu sorunun ardından Cemal Süreya eve her gün geldiği saatten daha geç gelmeye başlar. Tomris Uyar örtü silkelemek için cama çıktığı bir gün Cemal Süreya’nın kapının önünde beklediğini görür. Cemal Süreya işten çıktıktan sonra doğrudan eve gelmiş fakat eve geç girmek için sokakta zaman geçirmektedir. Tomris Uyar’ın adını “Şahsiyet Rötarı” koyduğu davranış bu olayı anlatmaktadır. Bu büyülü aşk üç yıl sonra dostluğa dönüşerek nihayetlenir. Cemal Süreya en güzel şiirlerini bu derin aşktan ilham alarak yazmıştır.

Meyhane sohbetleri tekrar başlamıştır. Farklı görüşlere sahip olsalar da, tartışsalar da hepsi çok yakın dosttur fakat Tomris Uyar’ın aşkı üç şairin de kalbini yakmaktadır. Tomris Uyar, Turgut Uyar’la evlenir. Bu evliliğin içerisinde hissettiklerini Tomris Uyar “Bir ara ben onun dünyaya açılan penceresi olmaktan da öte bir şeydim, bir parçası gibiydim. Ve kendimi bir parçası gibi hissettiğim için de sıkılıyordum tabii...” olarak betimlerken Turgut Uyar 'uzaktan sadece hayalini kurmaktansa, yanındaki gerçek mutluluğu kelimelendiremese de olur bahtlılığı'' olarak betimlemiştir. Turgut Uyar’ın ölümsüz eserlerinin ilhamı da yine bu aşktır.

Edip Cansever bu aşk sarmalına giremeyip Tomris Uyar’a olan aşkını kalbinde büyütmüş, hayallerinde yaşamıştır. Onları sık sık meyhanede görenler bu sağlam dostluğun sessiz fakat şanslı şahitleri olmuşlardır. Edip Cansever Tomris Uyar’a olan aşkını bir peçeteye karaladığı “Tomris rakıyı çok severdi, ben onu…” dizeleriyle ya da Tomris Uyar’ın doğum günü için yazdığı

“Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma Oysa güneş pek batmadı senin evinde Söyle, ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç?”

dizeleriyle anlatırken Tomris Uyar Edip Cansever’e duyduğu dostluğu Edip Cansever’in ölümünün ardından söylediği “Sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. Bitmeyen tek aşkın, gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu Edip Cansever öğretti bana” sözleriyle anlatmıştır.

İçerisine üç büyük şairi ve güzel bir yazarı sığdıran aşkın hikayesi sadece meyhane masalarında kalmayıp daha da büyüyerek günümüze kadar yansımıştır. Aşık ruhların en bilindik şiiri de yine o aşktan sevgiliye yansımaktadır.

“Herkes seni sen zanneder.

Senin sen olmadığını bile bilmeden,

Sen bile

Seni ben geçerken

Derim ki,

Saati sorduklarında;

Onu ''O'' geçiyordur

Kimse anlam veremez.

Tamir ettirmedin gitti derler şu saati.

Ettirmek istiyor musun demezler.

Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

Zamanı durdururum yüreğimde,

Sensiz geçtiği için,

Akrep yelkovana küskündür.

Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.

Bil ki akrep yelkovanı geçerse,

Atan bu yüreğim durur.

Bırak bozuk kalsın, hiç değilse

Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.”


Turgut Uyar